GEBELİK GÜNLÜĞÜ

Herkese Merhaba… Sonunda aradığımız heyecanlı mı heyecanlı, enerjik mi enerjik anne adayımız bulundu! Sevgili Burcu; bundan sonra düzenli olarak her hafta hamilelik süresince yaşadığı tecrübe, duygu ve düşüncelerini tüm samimiyet ve içtenliğiyle burada bizlerle paylaşacak. =)

Şimdi gelin, hamileliğinin 6. ayında olan bu genç ve güzel anne adayının geçmişe dönük hikayesine kısa bir yolculuk yapalım ve bebeğiyle onu biraz daha yakından tanıyalım…

       GEBELİK GÜNLÜĞÜ

Hamile miyim?

İlk kırmızı çizgiden hemen sonra beliren hafif silik ikinci çizgi, bana hamile olduğumu söylüyordu. Fakat kötü bir kist ameliyatı geçmişinden sonra böyle kolayca olacağını düşünmediğimden  sanırım, o an inanmak istememiştim. Tuvalet kapısının önünde bekleyen arkadaşım testi elimden kaptığı gibi çığlığı basıp bana sarılmış, güzel dileklerini sıralarken ben hala nasıl bir tepki vereceğimi kestiremiyordum. Kendime biraz zaman tanımak için bu testlerin yanılma payı olduğunu ve yarın bir kan testi yaptırana kadar kimseye söylemeden beklemek istediğimi söyledim. Hem hamile olsam midem bulanacak, başım dönmeyecek miydi? Ben de henüz hiç bir belirti yoktu.

Evet adetim gecikmişti ama mevsimsel olamaz mıydı? Hemen sabah olsun ve net bir sonuca varıp öyle sevineyim diye düşünüyordum. Sevinçten havalara mı uçmalıydım? Anne olmak için yeterli miydim? Hayatımız nasıl değişecekti, şimdi ne olacaktı? Kafamda milyonlarca soru beni uyutmasa da nihayet sabah olmuştu. Eşim uyurken erkenden kalkıp hastaneye gidip kan verdim, artık emindim, “5 haftalık hamileyim!”.

Artık kafamda milyarlarca soru, yüzümde mutluluk ve endişe karışımı bir ifade vardı. Eşime bu haberi vermek için daha iyi bir zamanlama olmazdı; Babalar Günü’nde baba olacağını öğreniyordu ve  sanki yıllardır buna hazır gibiydi. Peki ya ben? Ertesi gün kafamdaki tüm sorularla birlikte doktora gittik. Ultrasonda bir bebek görmeyi planlamış olmalıyım ki uzun uğraşlar sonunda gördüğümüz küçücük bir nokta beni çok tatmin etmemişti. Kalp atışını duymak içinde erken olduğunu söyleyen doktorumuz, kese var ama gebelik demek için erken demişti. Nasıl yani hamile değil miydim? 3 hafta sonra kalp atışını duyana kadar kesin konuşulmuyormuş meğer…

Her sabah midemin bulanacağını düşünerek baş ucuma koyduğum çubuk krakerler ve yaptığım her hareket, yediğim her şeyden sonra internete hamilelikte bu yapılır mı, şu yenir mi şeklindeki araştırmalarım dışında bu üç haftada hayatımda bir değişiklik olmadı. Bazen kendimi bir kitap evinde tüm bebek kitaplarını almam gerektiği hissiyle, bazen de daha önce hiç gezmediğimi fark ettiğim avmlerin bebek mağazaları bölümlerinde bulmam dışında tabi…

Kontrol zamanı

3 hafta geçmiş ve doktor kontrol zamanı gelmişti. Heyecanla gittik doktora, 8 haftalık hamileydim ve kalp atışını duyacaktık!! Sadece biraz daha büyümüş bir nokta vardı ve kalbi nasıl atabilirdi ki? Ben sadece bir nokta olduğunu düşünürken onun dakikada 123 kez atan bir kalbi vardı! =) Artık rahatlıkla “hamileyim” diyebilirdim. Ancak hamile olduğumdan emin olmamla birlikte kafamdaki sorular ve endişeler iki katına çıkmıştı. Kız mı erkek mi, sağlıklı olucak mı, bana neler olucak gibi sürekli soru üreten bir mekanizma haline gelmiştim. Her sabah aynada kendime bakıp ‘neden karnım çıkmıyor, neden midem bulanmıyor, neden hiç bir şey hissetmiyorum?’ gibi sorular soruyordum. Cinsiyetini bilmediğim için bebek mağazalarından uzak durabilsem de, kitap evlerinden duramayıp sürekli kitap alıp sorularıma cevaplar arayarak geçirdim bu haftaları… Göbeğime klasik müzikler mi dinletmedim, hemen çatlak kremlerimi almadım, ne yaptıysam da bir türlü hamileymişim gibi hissedemedim. Sürekli uyumak dışında hamilelik belirtisi yaşamamışım da sanki midem bulansa, göbeğim büyüse rahatlayacak gibi bir halim vardı.

Artık 12. hafta olmuştu ve benim deyimimle “görüş günü’” gelmişti. Kontrole gittiğimizde nihayet bebeğe benzer bir görüntü görmüş ve rahatlamıştım. Kendisi 4 cm di belki ama kolları bacakları belli oluyordu, kendimi anne gibi hissetmek için orda bir bebek figürü görmeyi bekliyormuşum meğer=) Doktorumun da hareketlerini hissetmem için daha erken olduğunu söylemesiyle biraz daha rahatlamıştım.  Riskli olarak görülen 1. Trimesteri yani ilk 3 ayı tamamlamakla birlikte nihayet endişelerimi de bastırmayı öğrenmiştim… Sürekli uyuma isteğimin artması, biraz birazda iştahsızlığın başlamasıyla ve hormonlarımın bir şeye gülerken birden ağlamama sebep olacak kadar coşmasıyla nihayet kendimi hamile moduna alabilmiştim. =)

Şimdi de çılgınca cinsiyetini merak ediyordum, kendimi o mağazalara atıp minicik kıyafetler arasında kaybolmamak için zor tutuyordum. Tabi ki de dayanamadım 3. ayın sonunda unisex bir ayakkabı alarak onun için ilk kez bir şey yapmış oldum.

image4