UMUDUN MEKTUBU

0

Merhaba Merve Hanım;

Kitabınızı çıkar çıkmaz alıp bir gecede bitirdim. Sanki tüm duygularımı size anlatmışım ve sizde kaleme almış gibiydiniz.

Benim Hikayem

Ben 27 yaşında evlendim, çikolata kisti yüzünden 24 yaşında; çok büyük 2 tane çikolata kistim ve kanser şüphesi ile bir yumurtalığım alınmıştı. Allah’a şükür ki kanser teşhisi konulmadı ama Endometriozis hastalığım yüzünden acil olarak çocuk yapmam gerekiyordu. Evlenir evlenmez kalan yumurtalığımdaki yeni 3 cm’lik çikolata  kisti ile 2.ay hemen tüp bebek tedavisine başladık. Hemen sonrasında balayından dönünce annemin de yumurtalık kanseri olduğunu öğrenince ailecek yıkıldık. Bu yüzden ilk sefer içi çok ümitlenmiştim, annemin de hep istediği torun özlemini gidermek istiyorduk.

Tedavi sonunda o test tarihinde kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Ama maalesef o test sonucunda 0.1’i görünce inanamamıştım. Etrafımdaki herkes ‘Daha ilk denemen, çok gençsin, millet senelerce uğraşıyor olmuyor ama sonra kendiliğinden oluyor’ gibi klasik cümlelerle beni teselli etmeye çalışıyordu. Kimse beni anlamıyordu, benim o kadar zamanımın olmadığını hatta kalan tek yumurtalığımı da her an kaybedebiliceğimin ve menapoza girebiliceğimin kimse farkında değildi.

3 ay sonra tedaviye yeniden başladık. Yeniden aynı şeyleri hissedeceğime inanmadım ve ümitsizliğe kapılmadım. Bu sefer 6 yumurta toplanmıştı fakat 2 adet dayanabilmişti ve 5.gün transferi yapılmıştı. Hem dokturum hemde biz bu sefer daha çok ümitliydik… Fakat 10 gün sonra yine aynı sonuç ile hayallerimiz bir kere daha yıkılmıştı ve bu dönemde hamile kalan arkadaşlarıma özenerek bakmaya başlamıştım… Benim kadar istekli olmayan  insanlar bebek yapmaya karar verir vermez hemen hamile kalabiliyordu ve ben bu kadar isterken neden olmadığını sorgulamaya başlamıştım. Bebeklere, hamilelere özenerek bakıyordum. Birde bu süreçte malesef ki annemi kaybettik. Hem sağlığım için hemde moralimin düzelmesi için denemelere 5 ay ara verdik.

Daha sonra başka bir doktor ile devam etmeye karar verdik. Bu doktorun da kendi eşinde benim hastalığımdan vardı ve çok fazla tüp bebek denemesi sonucunda ikizleri olmuştu. Tedavime hemen başlandı ve yine 6 yumurta toplandı, 3.güne 2 tane dayanabilmişti. Testi 1 gün önce yaptırmıştım ve eşime haber vermemiştim. Sonuç mu? İnanılmazdı, hamileydim! Ağlayarak eşimin yanına iş yerine gittim ve ufacık olacak şekilde katladığım pozitif kağıdını ona verdim. Okuduğu an sevinç çığlıkları attı, sonunda istediğimiz olmuştu!

Doktorum 8.haftada kontrole gitmemi istemişti ama bana çok geç geliyordu. Başka bir doktara gitmeyi düşündük ama sonra transfer burada oldu, güvenelim dedik be beklemeye karar verdik. Bu süreçte feci şekilde bel ağrılarım vardı ve hiç ayakta duramaz olmuştum. Tarih geldiğinde kontrole gittik  ve doktorumuz eşime; ‘kamerayı açıp kalp atığını çekebilirsin’ dedi. Ama ekrana gelen görüntü çok garipti, ne bebek kesesi vardı ne de kalp atışı… Doktorumuz bir anda eşime ‘kamerayı kapatır mısın?’ dedi.

Anlamıştım bir terslik olduğunu çünkü nasıl görünmesi gerektiğini çok iyi biliyordum. Doktorumuz ‘giyin, içeri gel’ deyip eşim ile odasına geçti. Eşime hemen kan testi yapılması gerektiğini, eğer artıyorsa acil kürtaj ile bebeğin alınması gerektiğini söylemişti.  Mol gebelikten şüphelendiğini ve öyle çıkarsa hemen tüm vücut mR’larının çekilmesinin gerektiğini, kansere döndürme riski olduğunu ve gerekirse kemoterapi alabileceğimi anlatıyordu. İkimizde sadece sustuk, konuşamadık. Ne ağlayabiliyordum ne de tepki verebiliyordum. Hemen kan testini yaptırdık,  1 gün sonra da tekrarlandı ve hemen ‘kürtaj’ denildi. Görüntü ve kan testleri ‘mol gebelik’ diyordu. Daha annemi kanserden yeni kaybetmişken aynı süreçleri yaşama korkusu beni yıkmıştı.

Bir gün sonra kürtaj ile evime geri dönebildim ve pataloji sonucuda 1hafta sonra çıkacaktı. Fakat 6 gün sonra ben feci ağrılar ile doktoruma gittim. Kontrol sonucunda rahim içerisinde hala kanamam olduğunu, hastaneye yatmam gerektiğini, apandist riskininde olabileceğini söyledi. Doktorum kendisinin burada olamayacağı belirterek başka bir doktoru kabul edip edemeyeceğimi sordu. Önerdiği doktorun mol gebelik ve sorunlu hamileliklerde cok iyi olduğunu duyduğum için kabul ettim.

Hemen hastaneye gittik ve kontrol sonucunda; rahmin içinde parça olduğunu ve kanamadan dolayı enfeksiyondan acil yatışım yapıldı. Patoloji sonucunda tam mol çıkmamıştı ama ne olduğu da anlaşılamayıp gebelik bozulması denilmişti. 3 gün sonunda tekrar kürtaj ile parça alındı ve ilaçlarımla birlikte eve gönderildim. Daha sonraki kontrolümü eski doktorum yapacaktı. Ama bu süreçte regl olmam gerekirken yine aynı ağrılar ve sancılara doktora gittik. Oda ne? Rahim içinde yine kanama olduğu ve kan testi ile enfeksiyonun çok olduğu için ya hastane yada evde hemşire desteğiyle ilaçlı tedaviye başlanacaktı. 1 ay sonra yine aynı ağrı ile hastaneye kaldırıldım, morfin  bile iyi gelmiyordu artık… Bu sefer kontrolümü başka bir doktor yaptı ve rahim ağzımın kapanmış olduğunu, bu yüzden aslında her ay regl olmama rağmen kanı atamadığımı, bu kanın beni zehirlediğini ve enfeksiyonun tüm vücuda yayıldığını söyledil! Hemen yatış ve tedavime başlandı.

Rahim ağzını açtılar, 3 gün sonra ilaçlar ile eve gönderildim. Bu tedavilerin hepsi doğum katında olduğu için kendimi her geçen gün daha da kötü hissediyordum. Herkesin bebeği oluyordu benimse başıma gelenler akıl alır gibi değildi. Bir ay sonra o hastanedeki doktor ile kontrole devam etmek istediğimi söyledim. Doktorumun dediği zamanda regl olmuştum ve kontrolde her şey iyi görünüyordu. Son kürtajımın üstünden 3 ay geçmişti ve bebek için yeninden denemek isteyip istemediğimiz soruldu. Biz tabi ki de çok istekliydik. Tekrardan rahim filmi çekildi ve söylenene göre çok iyi toparlamıştı, hiç bir sorun yoktu. Fakat benim tüp bebek için hiç gücüm kalmamıştı… Bu yüzden biraz ara verdik.

Tam 5 ay sonra, bunu artık son kez İzmir’de değilde İstanbul’da denemek istediğimi söyledim. Eşimle bu yönde karar aldık. Ve iyiki de öyle karar almışız. Oradaki tedavim çok farklı ilerledi. İlk yumurta toplama işlemim yapıldı ve 6.gününde 4 adet yumurtam, kromozom tarama testi icin Amerika’ya yollandı. Ondan sonra 2 ay rahim dinlendirme yapıldı. Sonuçlarda 2 yumurtada kromozom anomisi tespit edildiği icin yine yedeğim kalmamıştı ve buna çok üzülmüştüm ama içimden bir ses bu sefer olacak diye umut veriyordu. Ve sonuçta gerçekten iyi bir şey olmuştu ve test ‘pozitif’ti! 🙂

Daha sonra 6.haftada bir anda kanama ve ağrı ile yeniden hastaneye gittik. İçimdeki korkuyu anlatabilecek bir kelime bulamıyorum… Hem ağlayıp hemde dua ediyordum. Kalp atışını duyunca göz yaşlarım sel olmuştu. Dokturum, sürekli yatmam gerektiğini ve ilaçlar dışında yapılabilecek bir şey olmadığını söyledi. Daha sonra mide bulantıları ve istifralarla sürekli hastane – ev git gelleri yaşandı. Bu 4aylık süreç çok zordu, hamileyken kilo vermiştim. Tam 6 kilo! Her ana kanama görebilrim diye artık tuvalete gitmeye korkar olmuştum. 4 ayın sonunda kanamalarım durdu. Allah’a şükür, kızımızı bekleme yoluna girmiştik. Son zamanlarım sürekli evde yatarak geçiyordu ama olsun. Bir gece yine ani sancılar ile uyandım, 19.haftada doğum sancılarım başlamıştı ve yine kızımı kaybetme korkusu ile uykusuz geceler geçirmeye, kabuslar görmeye başladım.

Hastanede gördüğüm tedavi sancılarımı düşürdü ama ilaçlar yinede devam ediyordu. Neyseki kızım çok güçlüydü ve herşeye birlikte göğüs geriyorduk. Şimdi 26 haftalık olduk ve her şey yoluna girdi 🙂 Bu süreçte hep dua ettim ve inandım. Doğacağı günü sabırsızlık ile bekliyoruz. Dediginiz gibi en büyük şey ‘inanmak ve hissetmek’… Hiç yılmadan ve pes etmeden…. Umarım benim hikayemde başkalarına umut olur ve ne olursa olsun inanmayı bırakmazlar. İki sene boyunca emeklerimizin karşılığını almamıza az kaldı. Bu süreçte sizin kitabınız ve videolarınız bana çok destek oldu. Her şey icin teşekkür ederim. Melina’yı benim için öpün lütfen.

Sevgiler…