TÜP BEBEK SÜRECİNDE BESLENME, BU SÜREÇTE BEN NASIL BESLENDİM?

0

TÜP BEBEK BESLENME

Yaşam tarzımız, aldığımız gıdalar, iyi ve kötü alışkanlıklarımız, yaşam kalitemizi ve bedenimizi büyük ölçüde etkilemekte. Sağlıklı beslenmenin, doğurganlığımız üzerinde de etkili olduğu, su götürmez bir gerçek. Doğurganlığı ölçerken, çiftlerin gerçek yaşı değil, biyolojik yaşının esas alınması buna en büyük kanıt. Biyolojik yaşın, sperm ve yumurta kalitesinin, yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarımızla doğrudan ilişkisi olması göz önüne alındığında, Tüp Bebek’te defalarca başarısızlığa uğramış birinin, bir beslenme uzmanıyla görüşmesinde ciddi yarar var diye düşünüyorum.

İşte bu noktada, son tüp bebek denememden önce ben iyi bir beslenme uzmanına gitmeye başladım. Neleri yemem, veya neleri yememem gerektiğini öğrenmemin aslında yumurta kalitem üzerinde ciddi anlamda fark yaratmayacağı bir gerçekti. Çünkü maalesef bu konuda da, erkekler kadar şanslı değiliz! Yumurtalarımız doğduğumuz günden itibaren yaşam tarzımızdan ve beslenme şeklimizden etkileniyor. Fakat, erkekler her an yeni sperm üretimine hazırlar! Onlar, 1 ay alkol ve sigarayı bıraktıklarında, çok daha kaliteli sperm sağlayabilirken, bizim o güne kadar içmiş olduğumuz alkol ve sigara, yumurta sayımızda azalma yapabiliyor. İşte o günden sonra kötü alışkanlıklarımızdan kurtulsak dahi, folikülleri arttıramıyoruz. Peki ama neden sağlıklı beslenme uzmanına gitmeli, ve neden sağlıklı beslenmeli?

Aslında cevap çok basit. Yumurtalarımızın kalitelerini daha fazla bozmamak ve bir nebze kalite katabilmek için! Sizce de anne olma yolunda, ne gerekiyorsa yapmak mübah değil mi?

Ben bebek sahibi olmaya çalıştığım yıllarda, faydalı olabileceğini düşündüğüm her şeyi neredeyse gözü kapalı deneyecek haldeydim. İnternette o kadar çok araştırma yapıyordum ki, sağlıklı ve dengeli beslenmek için gittiğim beslenme uzmanından aldığım liste haricinde, araştırdığım ve duyduğum, doğurganlığıma olumlu fayda sağlayabilecek gıdaları da tüketmeye çalıştım.

İlk önce beslenme umanımın önerdiklerini aktarmakla başlamak istiyorum.

‘Tüp bebek yaptıran biri, dioxinli gıdalardan olabildiğince uzak durmalıdır!’ demişti beslenme uzmanım. Özellikle et, balık ve yumurtada bulunan bu zehirli madde, doğurganlığımız üzerinde ciddi yan etkilere sahipmiş. Bu gıdalardan tüketmememi söylediğinde, aslında biraz şaşırdım önce. Peki, bunları tüketmeden nasıl sağlıklı olacak ve hamile kalacaktım? Bunu sorduğumda bana, özellikle bu gıdaları gerçekten organik olduklarına inandığım zaman tüketmem gerektiğini belirtti.

Ardından bir takım vitamin takviyeleri ve antioksidan takviyesi almamı sağladı. Bu ilaçların gerçekten faydalı olmuş olduklarına inanıyorum! Bana, hangi ilaçları kullandığım konusunda onlarca mail geliyor. Fakat takdir edersiniz ki, bunların isimlerini ne mail yoluyla, ne de buradan verebilmem asla mümkün değil. Çünkü bunları ancak doktor kontrolünde almak gerekiyor.

Fakat sizlere, doktorum Murat Berksoy’un önerdiği, bir günlük örnek beslenme menüsünü örnek olarak aktarabilirim.

TÜP BEBEK SÜRECİNDE, BİR GÜNLÜK ÖRNEK BESLENME MENÜSÜ:

SABAH (08:00):

Yeşil Çay, Melissa Hayıt, Civan Perçemi Aslan Pençesi

2 Dilim peynir

1 İnce dilim mısır ekmeği

5 zeytin, 3 Bardak su

1 Elma

ARA ÖĞÜN:

1 Ceviz, 5 Badem

1 Elma

3 Bardak su

ÖĞLE (12:30):

4 Kaşık etsiz sebze

Salata

4 Kaşık yoğurt veya 4 kaşık baklagiller

3 bardak su

ARA ÖĞÜN:

1 Ceviz, 5 Badem

1 Elma

3 Bardak su

AKŞAM (18:30):

4 Kaşık etsiz sebze

Salata

4 Kaşık yoğurt veya 4 kaşık baklagiller

3 bardak su

ARA ÖĞÜN:

1 Ceviz, 5 Badem

1 Elma

3 Bardak su

Beslenme uzmanımın tedavisini uygularken, bir yandan ben de boş durmadım tabii… Kendi araştırmalarım doğrultusunda faydalı olabilecek kürleri bulup denemeye başladım.

  • İlk önce İbrahim Saraçoğlu’nun, tüplerdeki tıkanıklıkları açan ve kistleri yok eden soğan kürünü uyguladım. Başlarda burnumu tıkayıp, gözlerim yaşara yaşara içtiğim bu kürü, senede birkaç defa uygulamak zorunda kaldığım için, kendimi bir anda soğan suyunu içmeye alışmış şekilde buldum.
  • Ardından, yumurtlamaya katkı sağlayan incir kürünü yaptım.
  • Son transferimden önce, ara vermiş, dinleniyorken; günde 2 bardak kadar Melisa çayı içtim. Melisa çayı, gerçekten sinirleri yatıştırıp, stresi azaltıyor. Bunu içtiğim anda bile fark ediyordum. Yalnız, bir zararı olabileceği endişesiyle, transferden 15 gün önce bu çayı içmeyi bıraktım. Bence transfere yakın, ya da yumurta toplama işlemi döneminin içindeyken, bu tür bitkisel çaylar, bir şeyi düzeltirken, başka bir şeye zarar verebileceğinden kullanılmamalı.
  • Bu dönemde, şeker dengesine katkısı olduğu düşünülen tarçın çubuğunu, normal çayımı demlerken bile kullandım. Bazen de elma ve tacın çubuğunu kaynatıp içtim. Bunu da en fazla günde 3 kez, genelde yemeklerden önce uyguladım.
  • Transfer dönemimde, test sonucumu beklerken, embriyonun tutunmasını desteklediğini duyduğum gıdaları tükettim. Kabak çekirdeği ve ananas bu konuda çok konuşulan besinler. Tabii ki bunları hep dozunda almaya çalıştım, çünkü inanıyorum ki ‘Her şeyin çoğu zarar!’

İşte bugünlerde bana, tüp bebek sürecimde nasıl beslendiğime dair inanılmaz mailler geliyor. Belki gerçekten faydası oldu, belki de ufak da olsa bir katkıda bulundu diye inanarak sizlerle bu bilgileri paylaşmak istedim. Hem buradan da, gelen maillere toplu bir cevap atmış olurum diye düşündüm.

 

Sevgiler;

Melina’s Mom

 

Tüp Bebek Beslenme