TÜP BEBEK BULUŞMASI

0

Bir tüp bebek meselesi…

Takvimler bundan 7-8 yıl öncesini gösterirken; kendimi koltuğuma gömülmüş, dış dünyadan kopmuş ve sevdikleriyle tüm ilişkileri zedelenmiş, kırgın bir kadın olarak görüyorum. Gençliğimden, aşkla hayata tutunan o enerjik kadından eser yok ortalarda… Hiç hayallerimi süsleyen bir Merve değil bu, doğrusu o ben miyim ona bile emin değilim. Nerede o hayallerindeki mutlu aile tablosuyla parklarda koşması gereken Merve? Ya da nerede bisikletiyle ada sokaklarında turlayan minik kızını mutlulukla izleyecek olan Merve? Neden evlikliklerinin ilk aylarında beklenmedik şekilde hamile kalan şanslı kadınlardan biri olamadım ben? Neydi bu tarifsiz hissin kefareti? Ödeyip kurtulamıyor muyum bir an önce? Sağlıklı çocuğumu kucaklayabilmemin bir yolu var mıydı bu dünya üzerinde? Yoktu işte yok! Ne ben şanslıydım ne de hayat beni gülümsetecek kadar adildi! Her şey benim kontrolüm dışında aleyhime bir şekilde sürüp gidiyordu ve ben bunu değiştirebilmek için hiç bir şey yapamıyor gibiydim.

Aslında işler hiçte öyle değildi. Ben bu kötümser düşüncelerle evrene ‘Ben ne istiyorsam onu bana verme, çünkü ben negatif duygularımla yaşamaktan memnunum!’ diyordum ama bunun farkına varamıyordum. Uzun sure farkına varamadığım için suçlu muyum bilmiyorum ama farkına vardığım andan itibaren her şeyin lehime işlediğine yemin edebilirim. Elbetteki bunu başarabilmek öyle bir sabah uyanıp, ‘Ben değişmeye karar verdim ya! Kafama takmayacağım ve her şey istediğim gibi olacak!’ diyerek olmadı. Hayatta her şeyin bir sebebinin olduğunu inanmaya ‘başlayarak’ oldu. Bakın inanmak demiyorum, inanmaya başlamak hatta belki bu başlangıç adımını atmaya karar vermek bile diyebilirim.

İşte böyle hisseden bir kadından bugün çocuğuyla mutlu mesut yaşayan, hayata yeniden tutunan ve hayallerinin ötesindeki kariyer hedeflerine ulaşan bir kadın olarak geçmişimi unutmamaya söz verdim. Benim gibi hisseden, yalnızlığıyla yüzleşen, etrafına mutluluk saçacak yaşlardayken depresyonda hisseden kadınların yanında olmayı hiç bir zaman bırakmayacaktım. Zaman zaman kendi hayat telaşıma yoğunlaşmış olsamda hep aklımdaydınız güzel kalpli kadınlar! 27 yaşındayken anne olmaya karar veren genç kadın Esma’dan, emeklilik hayallerine kavuştuktan sonra bir evlat sahibi olmak isteyen Selma Hanım’a kadar… Hepsiyle bir bütün olmak için yeniden harekete geçmem gerekiyordu.

Ve öyle de oldu! Geçtiğimiz hafta Caddebostan’da bir kafede; (ki bu kafe ilk kez hikayemi anlatmaya karar verdiğim ve blog yazmak için eski bir arkadaşımdan fikir aldığım yer oluyor) hikayesine yoldaş arayan kadınlarla bir araya geldik. Kendi kendimizeydik, ağladık, dertleştik, bazen sustuk bazende gülümsedik…

Tüp bebek destek toplantısından kısa kısa…

30 yıl kurumsal firmada çalışmış olan Esma Hanım, güzel bir evlilik yapmış ve yıllar önce eşiyle birlikte çocuk sahibi olmaya karar vermişti. Yaşı 40’ın üstünde olsa bile tüm test sonuçları, bebek sahibi olmaya fazlasıyla uygun olduğunu gösteriyordu Esma Hanım’ın… Ama bir şeyler beklediği gibi gitmiyordu ve defalarca (zaman zaman borç alınarak) tüp bebek tedavisi gördü. Sonuç her defasında negatifti… Bu savaşa daha fazla dayanamayacaklarına karar veren çift artık tüp bebek tedavisinden vazgeçmişlerdi. Ta ki Esma Hanım, bu toplantıya gelme cesaretini kendisinde bulana kadar. (Ki toplantının son yarım saatine gelebildi çünkü ilk bir buçuk saati restaurantın dışında oyalanarak geçirmişti) Peki Esma Hanım bu toplantıda ne mi gördü?Esma Hanım bu toplantıda kendinden daha umutsuz durumda olan, aynı yaşta olduğu bir başka kadının bundan tam 30 hafta önce bir bebek sahibi olabileceğini gördü. İnanmıştı diğer kadın ve vazgeçmenin doğru olmadığını gösterebilmek için gelmişti bu toplantıya…. Üstelik Bursa’dan… Üstelik tekerlekli sandalyesiyle…

Umut asla bitmezdi ta ki ona olan inancınız tükenene kadar…

Yaşı çok genç olmasına rağmen doktorların umutsuz söylemlerle inancını kırdığı Merve de bu toplantıdan umutlu ayrılanlardan biriydi. Çünkü kendisinin daha şanslı olduğunun farkına varabilmişti. Yaşı ve sahip olduğu imkanlar neticesinde daha çok yolu vardı önünde ve pes etmeden devam edeceğine söz vermişti.

Tüp bebek tedavisi gördüğünü eşi ve en yakın arkadaşı haricinde kimsenin bilmediği  Başak vardı birde. Düşünsenize böylesine sancılı bir sürece 2 kişiyle paylaşabiliyordu. Ta ki bu toplantıda edinliği yeni arkadaşlarıyla kurduğu whatsapp grubuna kadar J Artık kendini umutsuz hissettiğinde ona ‘hayır yapma bak sen öyle olursan bizde öyle oluruz’ diyen, kendiyle aynı kaderi paylaşan arkadaşları vardı.

Demem o ki sizde kendinizi bu yazının bir parçası hatta direk kendiniz olarak görüyorsanız lütfen bir sonraki toplantı için bana yazın. Sanmayın ki bu toplantıda her şey iç karartıcı. Gönüllü psikologların ve hatta kadın doğum uzmanlarımızın olduğunuda unutmayın. Yükselen duyguların dengelendiği, cevapsız soruların cevaplandığı bir toplantı bu!

Not: Bu yazıda yer alan kısa hikayeler tamamiyle gerçek olup, bahsi geçen isimler hayalidir. Özel olan bu toplantıyı burada kaleme almış olmamın tek sebebi; toplantıya gelmek için adını yazdıran ama kendinde hikayesini anlatabilecek cesareti bulamayan kadınlara ışık olmasıdır… Çünkü gelen herkes toplantının başında çekimser ve umutsuzken, toplantının sonunda biraz daha umutlu ve en önemlisi hafiflemişti. Dilerim ki bir sonraki toplantıda da başka kadınlar bu duyguyu yaşayabilir.