POLİKİSTİK OVER SENDROMU NEDİR? TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜDÜR?

0

Hamileliğin Bir Numaralı Düşmanı (Fakat tedavisi mümkün!)

Sivilce, yağlı cilt, aşırı kilo alımı, düzensiz adet kanaması ve düşük gibi sorunlar yaşıyorsanız, siz de Polikistik Over Sendromuna sahip olabilirsiniz.

Polikistik Over Sendromu üreme çağıdaki kadınlarda en sık rastlanan hormonal bozukluklardan biridir ve kadınların %5 ile %10’unu etkiler. Bu hastalıkta bazı hormonal dengesizlikler, yumurtaların olgunlaşmadan küçük kistlere dönüşmesine neden olur. Pek çok farklı faktörü içeren ve karmaşık bir sağlık sorunu olan Polikistik Over Sendromu, kapsamlı tedavi uygulanmazsa daha ciddi durumlara sebebiyet verebilir.

Polikistik Over Sendromu, üreme çağındaki kadınlar arasında en çok karşılaşılan hormonal rahatsızlıklardan biridir.

 

Nasıl anlaşılır?

Polikistik Over Sendromunun varlığı çeşitli klinik testlerle belirlenir ve kadından kadına değişiklik gösterir.

Klasik Polikistik Over Sendromu belirtileri arasında obezite, polikistik yumurtalıklar (inci gibi dizilmiş pek çok yumurtalık kisti), artmış erkeklik hormonu seviyesi, düzensiz adet kanaması veya kanamanın hiç olmaması bulunur. Tedavi edilmezse, Polikistik Over Sendromu sahibi kadınlar sıklıkla yüzde ve vücutta aşırı kıllanma, yağlı cilt ve akne, depresyon, obezite, akantosiz nigrikans (ensede, kollarda, göğüslerde ve bacak arasındaki kıvrımlı yerlerde renk değişikliği)  gibi şiddetli klinik rahatsızlıklar gösterirler. Bununla birlikte Polikistik Over Sendromu, kadında kısırlığın en sık görülen sebepleri arasında yer almaktadır. Kalp ve damar hastalıklarının yanı sıra, üreme organlarını etkileyen kanserlere yakalanma riskini de artırır.

Bu belirtilerden birkaçını gösteriyorsanız, doktorunuza başvurmanız faydalı olacaktır. Yapılacak testler sonucunda, ultrasonla, küçük kistler içeren büyümüş yumurtalıklar saptanabilir.

Değişik sıklıklarda, düzensiz adet kanamaları veya adetten kesilme ve buna bağlı gebe kalamama durumunda, PKOS akla gelebilecek ilk problemlerden biridir.

 

Neden tedavi edilmeli?

Öncelikle, hamile kalmak istiyorsanız tedavi olmanız gerekir çünkü Polikistik Over Sendromu tekrarlayan düşüklerin en önemli nedenlerinden biridir. Ne var ki, Polikistik Over Sendromu’nun neden olduğu sağlık sorunları bununla sınırlı kalmaz, hayatın ilerleyen dönemlerinde farklı sağlık problemleri yaşama riskini artırır. Bunlar arasında;

  • Kandaki şeker seviyesinin çok yükselmesine ve farklı sağlık problemlerine neden olan tip 2 diyabet,
  • Polikistik Over Sendromu nedeniyle azalan özgüvenin neden olduğu depresyon ve hormonlardan ileri gelen değişken ruh hali,
  • Kalp hastalıkları ve felçle sonuçlanabilecek yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol,
  • Adetten kesilme veya uzun yıllar boyunca adette büyük düzensizlik yaşanması (adet döneminin yılda 3-4 seferden az olması) sonucunda artan rahim içi kanser riski bulunmaktadır.

 

Kiloların nedeni Polikistik Over Sendromu olabilir mi?

Polikistik Over Sendromu oluşunda rol oynayan faktörler arasında genetik yatkınlık, şeker hastalığının bir belirtisi olan insülin direnci ve erkeklik hormonlarının aşırı üretimi ve obezite bulunur ancak nedenler bununla sınırlı değildir. Yapılan çalışmalar, fazla kiloların veya obezitenin yalnız Polikistik Over Sendromu oluşumu riskini artırmakla kalmayıp, vücuttaki insülin mekanizmasını bozarak Polikistik Over Sendromu sonucunda arttığını da göstermektedir.

Fazla kilolar Polikistik Over Sendromu riskini artırır. Bununla birlikte, Polikistik Over Sendromu da giderek artan kiloların sebebi olabilir.

 

Vücut kendine saldırırsa…

Bir diğer neden de, genellikle vücudun iyileşme mekanizması olarak çalışan beyaz kan hücrelerinin sağlıklı vücut dokularına saldırması, yani kronik enflamasyondur. Polikistik Over Sendromu sahibi kadınlarda sıkça karşılaşılan bu duruma yatkın olan kişilerde bazı gıdaları tüketmek veya bazı çevresel faktörlere maruz kalmak enflamasyonu tetikleyebilir. Enflamasyon tetiklendiği zaman, beyaz kan hücreleri insülin direnci veya damar tıkanıklığı oluşumuna katkı sağlayabilecek maddeler üretebilirler.

Diğer risk faktörleri arasında üreme sisteminin işleyişinin bozulmasına neden olan kimyasallar; özellikle yumurtalıkları, pankreası, tiroid ve böbrek üstü bezlerini etkileyen otoimmün (bağışıklık sisteminin vücuttaki sağlıklı dokulara saldırması) hastalıklar ve bazı ilaçların kullanımı bulunmaktadır.

 

Peki ne yapmalı?

Günümüzde pek çok doktor Polikistik Over Sendromu’nun altında yatan nedenleri tedavi etmek yerine, aşırı tüylenme, obezite, tekrarlayan düşükler ve kısırlık gibi PKOS’un sonucu olan problemleri çözmeye odaklanır.

Polikistik Over Sendromu tedavisinde başvurulabilecek en iyi yol, hastalığın altında yatan neden olan hormonal dengesizliği giderecek tıbbi tedavi yöntemlerini bir arada uygulamaktır. Vücut için gerekli sağlıklı beslenme, günlük egzersiz ve stresten arınma, vücudun kendini iyileştirmesini sağlayacaktır.

Beslenme ve yaşam tarzında yapılacak değişiklikler sonucunda vücut doğal dengesini sağlaması kolaylaşacaktır.

Uzun süreli tedaviler hem zor, hem pahalıdır ve tek başına kullanıldıklarında sınırlı etkileri olmaktadır. Polikistik over sendromlu bir hastada uygulanacak kısırlık tedavileri ise yaşam biçimi değişiklikleri ile kilo verilmesi, yumurtlama tedavisi ve Tüp Bebek’dir.

Kısırlık dışındaki diğer sorunların tedavisi; (kıllanma, tüylenme, vs.) ise erkeklik hormonlarını azaltan ilaçlarla yapılmaktadır. Polikistik over sendromu; şeker hastalığı için yaşam biçimi değişiklikleri (kan şekerinin hızlı yükselmesini engelleyen kişiye özgü beslenme, egzersiz, stresle başa çıkma), kilo kontrolü ve insülin etkinliğini iyileştiren ilaçlar ile tedavi edilebilmektedir.

Polikistik over sendromunun etkileri 2-3 ay içinde tersine çevrilebilmektedir. Saç dökülmesi, yüzde ve vücuttaki kıllanma azalmakta, tansiyon normale dönmekte, adetler düzenli olup, kilo verilmesi sonrasında gebe kalabilmek mümkün olmaktadır. Verilen kişiye özgü ilaçları kullanarak, 2 aydan kısa bir sürede ilk yumurtladığı adette gebe kalanlar görülmüştür. Yaklaşık 6 aylık bir kullanımdan sonra kadınların % 80’inin normal adet düzenine girdiği gözlenmektedir.

Sevgiler,

Dr. Murat Berksoy