MİNNAK HAMİLELİK GÜNLÜĞÜ, 19. – 20. HAFTA

0

19. ve 20. Haftamız

16. haftamızda gittiğimiz doktor kontrolünden sonra 1 ay ayrıntılı ultrason için beklemek çok heyecanlı ve stresliydi. Randevumuza yaklaştıkça randevuyla ilgili kâbuslarım da kaçınılmaz oldu. En son düğünümüze günler kala böyle randevulara yetişememe, herşeyin iptal olması gibi rüyalar görmüştüm. Neyse ki randevumuza bu kabuslar yüzünden erken bile gittik 🙂

Öncelikle Minnağımıza ayrıntılı bakacak Prof. benimle ilgili birkaç bilgi aldı. Sonra konu kilolara gelince biraz tatlı sert uyarı karşısında şok olmadım desem yalan olur 🙂 Bana göre aldığım kilo gayet normalken, ki hamile olduğumu söylemeden hala anlamayanların çoğunluğunu da gözönüne aldığımda kendimi hala zayıf hissederken, o odada kendimi bir an balina gibi hissettim 🙂 Doktorların kilo konusunda hassasiyetini çok iyi bildiğimden balina hissi yavaş yavaş söndü 🙂 Tabi doktorun söylediklerini dinliyorum ama sıkı kurallar çerçevesinde değil, sonuçta nelerin zararlı nelerin yararlı olduğunun bilincindeyim. Kendime kesin yasakladığım şeyler de yok. Sadece porsiyonlarıma dikkat etmeye çalışıyorum. Kendi doktorumun da Prof.un da önemle üstünde durduğu konu, yürüyüş. Son dönemde soğuklar yüzünden hasta olma korkusuyla yürüyüşleri çok ihmal ettiğimi itiraf ediyorum. Artık kara, titreten soğuklara da el salladığımıza göre tabana kuvvet…

Prof. karşısında annesi sınavını zorlu da olsa verdi şimdi sıra geldi küçük kızımıza 🙂 önce Minnağımıza genel bir bakış (Allah’ım ne kadar çok büyümüş) sonra tek tek organlarına ayrıntılı bakış. Doktorun her organa baktığı an nefesimi tuttuğumu hatırlıyorum. ‘Evet, şimdi ellere bakıyoruz’ dediğinde nefesimi tutuyor, ‘tamam 5 parmak’ demesiyle tekrar nefes alıyordum. Çok şükür herşey çok güzel çıktı. Hanım kızımızın boyu biraz uzun, kilosu da biraz önden gidiyor. Keyfi de yerinde. Ben göremesemde doktorumuzun söylediğine göre dil de çıkarttı 🙂 Ay çok ayıp kızım, ya nerden öğrendin bunu benim seninle çok işim var gibi, hadi bakalım 🙂 Herşeye tam olarak bakıldıktan sonra sıra geldi yüzümüze. Kızımız poz veremediğinden hayal ettiğim gibi bir fotoğrafımız olamadı 🙁 Doktor ultrason görüntüsünü verdiğinde iki saat hatta gün boyu gözü nerde, burası nesi diye çözmeye çalıştım 🙂

Ayrıntılı ultrasondan sonra Minnağımızın giysileri de çoğalmaya başladı 🙂 artık beyaz bodyler yerini pembeli cicili bicili kıyafetlere bıraktı. Anneannesi, babaannesi dört bir yandan alışverişin kollarına bıraktık kendimizi 🙂 tam ödeme yapacakken ama bu da güzelmiş diye diye çıkamaz olduk mağazalardan 🙂

Minnağımızın hareketlerini her geçen gün daha da hissediyorum. Özellikle biraz sıkışık oturduğumda, yere eğildiğimde bir koparıyor kıyametleri aman Allah’ım… hemen başlıyor tekvandoya. Neymiş efendim rahatı bozuluyormuş 🙂 çok işimiz var seninle çok şimdiden başladın parmağında oynatmaya 🙂 şaka bir yana sen yeterki iyi ol, sen yeterki mutlu ol ben etrafında dört dönerim bir kere bile söylenmeden…

Her hareketinle aramızdaki bağ daha da güçleniyor. Daha bi unutuyorum kendimi, daha bi sen oluyorum.. Aç kalmamam lazım çünkü senin beslenmen gerek, üşütmemem lazım çünkü senin sağlığının iyi olması gerek… Bu cümleler böyle uzar gider. Sen benim dünyama ilk geldiğin anda ben zaten kendimi gülerek mutlulukla uğurlamıştım ki.. Yaptıklarımın, yapmam gerekenlerin sebebi artık sensin bebeğim..

 

DTK