MİNNAK GÜNLÜK 14. HAFTA

0

Güle güle 13, hoş geldin 14  

Minnak ile 4. ayımıza doğru ilerliyoruz. Günler ne kadar çabuk geçiyor, bir yandan da o kadar yavaş. Her geçen gün, her geçen dakika içimdeki Minnağıma kavuşma özlemi, kucağıma alma ve doya doya koklayarak öpme isteği o kadar çok büyüyor ki…

Allah’ım neler oluyor bana! Normalde çok duygusal olmayan (laf aramızda hatta hiç diyebiliriz) ben, bu hafta manevi dünyamda irili ufaklı dalgalar ile boğuştum. Mesela bir gün evde sıkıntıdan televizyonda oradan oraya atlarken bir Türk filmine çivilendim kaldım. Finalde korktuğum gibi esas oğlan sahnede ölmesin mi? Off ağla ağla durduramıyorum kendimi, bir yandan gözlerim bir yandan burnum şırıl şırıl.

Bu hafta ağlamam için film izlememe gerek kalmadığı zamanlarda oldu. Bir akşam sevgilim ile beraber mutlu mesut evde oturup televizyon izliyoruz. Bir anda yine ağlamaya başladım. Vallahi buna ben de hazırlıksız yakalandım, ben bile ne olduğunu anlamadım. Durduramadım kendimi, sevgilimin uzaylı görmüş bakışları arasında ağladım da ağladım. “Noldu, neden, bir şey  mi oldu, bir şey mi yaptım?” sorularına bir tek “ıııh” cevabını verebilirken, aynı açıldığı gibi musluklar bir anda kapandı 🙂 Bendeniz sanki hiçbir şey olmamış gibi gittim mutfağa bir güzel meyve tabağı hazırlayıp büyük bir mutlulukla yedim… Şimdi o anı dışarıdan gözlemlediğimde gerçekten “başında hunisi eksik zır deli” gibi davrandığıma kanaat getirirken ben, sevgilim ne düşündü, benden korktu mu acaba? Amaan napim hamileyim ben 🙂

Bu hafta duygusal yönden gelgitler yaşarken, midemle de uğraşıp durdum. Yok, bu sefer bulantı değil. Bu sefer midemi doyurma çabalarım had safhadaydı. Midemde bu hafta psikolojim gibi dengesizdi. Bir anda bir acıkıyor ama öyle böyle değil, sanki haftalarca bana bir kuru ekmek bile vermemişler de açlıktan bayılmama az kalmış gibi. Hemen koşa koşa mutfağa gidiyorum; ye, ye doymak bilmiyorum. Neyse doymadım ama yeter diyorum 10-15 dakika sonra bir şişkinlik ki patlama noktasındayım. Derken birkaç saat sonra yine aynı açlık hissi, yine mutfağa koşuşturmacalar ve yine bir mide patlaması. Bu rutin gece uyurken bile bozulmadı, bozamadım 🙂 Sabaha doğru 4’te, 5’te hiç üşenmedim uykulu gözlerle bir güzel sandviçler hazırladım ve ohh bir güzel mideme indirdim 🙂

Baktım bu alışkanlık haline geliyor, hemen doktorumu aradım, anlattım durumu. “Gece yemeleri cısss, sakın, kilo almada en büyük tehlike” demesiyle kafamda kırmızı alarm yandı. “Çok çok acıkırsan en fazla bir galeta ya da biraz badem, leblebi, kuru kayısı yemelisin” demesiyle de midem hayata küstü, kendi kabuğuna çekildi 🙂 Doktorumun bu sevimli (!) uyarısıyla birkaç gecenin sonunda midemin beyaz bayrak çekmesiyle gece yarısı sandviçlerime el salladım 🙂

Minnağımın günden güne büyümesiyle, karnımda büyümeye başlıyor. Tabi büyürken hafif ağrılar ve kaşıntılar kaçınılmaz oluyor. Karnımın genişlemesiyle artan kaşıntılar doktorumun önerisiyle kullanmaya başladığım krem sayesinde azaldı.

Büyüyen karnımı daha çok seviyorum. Eskiden dümdüz olması gerektiğinden başka anlamlar yüklemediğim karnıma şimdi daha farklı anlamlar yüklüyorum, daha farklı bakıyorum. Bakmamak elde mi? Orada minik bir hayat var, minik bir beden, bir kalp atışı… Onun orada olduğunu öğrendiğim andan itibaren benliğimi ikinci plana attıran, öncelikle “o” olan bir mucize… Evet her şeyden önce “o”… Önce Minnağımın sağlığı, güvenliği… Öksürdüğümde, bir yerim ağrıdığında, sızladığında ellerimin kendiliğinden hemen karnıma gitmesi de ona bir şey olmaması için, onu korumak için. Ne kadar garip, insan dokunmadığı, görmediği bir varlık için kendi hayatını onun hayatına katar mı? Ama katıyormuş işte… Tek bir bedende beni iki kalpli yapan, dünyaya bakış açımı değiştiren Minnağım sağlıkla dünyamıza gel tamam mı? Bana bu duyguları yaşatan Minnağım, sana tüm kalbimle söz veriyorum, hayatımın sonuna kadar seni karşılıksız seveceğim ve hep arkanda olup seni koruyacağım…

Kokunu doya doya içine çekeceği günleri hasretle bekleyen annen…

DTK

14

Minnağın babası,

Her gün biraz daha yaklaşıyoruz seni görmeye… Tam bir hafta daha yaklaştık, geçmek bilmeyen bir hafta J

Annenin karnını biraz daha büyüttün bu dönemde ve inan bana annenin karnını nasıl büyütüyorsan benim de yüreğimi o derece büyütüyorsun… Önceliklerimi, bakış açımı değiştiriyorsun ama iyi ki de değiştiriyorsun…

Aklımda, hayallerimde sürekli senin de içinde bulunduğun düşünceler şimdi ve gelecek için…

FK