MELİNA’NIN DİL GELİŞİMİ

0

MELİNA’NIN DİL GELİŞİMİ’Nİ DESTEKLEMEK İÇİN NELER YAPTIM?

 

12 aylıkken, “anne parka” diye iki kelimeyi anlamlı bir şekilde bir araya getirebilmiş ve 17 aylıkken, “Anne parka gidelim mi?” diye bana tam bir cümle kurarak soru sormuş bir kızım var. Bazen, 18 aylıkken, nasıl bu kadar fazla kelime bilebildiğine ben bile şaşırıyorum. Bu günlerde, bunu başarabilmek için neler yaptığım konusunda öyle çok soru alıyorum ki, artık toplu bir cevap olabilmesi adına ve belki birazda faydalı olurum düşüncesiyle yaptıklarımı yazıya dökmeye karar verdim. Üşenmedim, Melina’nın 18 ay itibariyle bildiği kelimeleri, birazda anı olur gerekçesiyle sıraladım.

18 Aylık kullandığı kelimeler (hatta bu kelimelerin %60 ını 15 aylıktan beri biliyor)

10 aylıktan beri kendi adı sorulduğunda Menna diyordu. 12 aylıktan beri Melina diyor.

Kişilere isimleriyle hitap ediyor ( Maya, Ömer, Elif, Simay, Derya, Hande, Kıvanç, Çağla (Çağlak))

Annem, babacım, babaannem, anane, dedem, dayı, araba, park, atta, kedi (pisi pisi, miyav), köpek (hav hav, kuçukuçu), ışık, aslan, fil, zürafa, fare, eşek, keçi, maymun, kelebek, bakon (balkom), traktör, dozer, kamyon, salıncak, kaydırak, yemek, mama, süt, su, pilav, makarna, yumurta (otata), inşaat, abi, sıcak (yanıyor), bayrak, dondurma (dondarda), saç, taş, el, ayak, bacak, popo, burun, göz, havuç, elma, domates (ppates), anahtar, ipad, gülegüle, byebye, see you, i love you, aşkım, yukarda, abi, abla, horoz, şişe, kaşık, çatal, üçgen, kare, daire, kalp, yıldız, kırmızı, mavi, iyi uykular, gidelim mi, yaşasın, bomba, süper, uyku, meme, kağıt (kaat), çigifilm (bisilimo), alo, yakıyım mı, alıyım mi, düştü, sokak, helikopter, ambulans, polis, uçak, banyo, dans, oyuncak, sandalye, yatak, çiçek, kapı, çanta, çorap, karpuz (barkus), kuş, ev, olmaz, t-shirt, babanın, annenin, benim, korkuyorum, elma, armut, mısır, ekmek, köfte, mandal, atıyo, asıyo, kutu, etek, elbise, masa, kova, kürek, deniz, havuz, balon, kazak, yaprak, kalem, tavşan,pasta, kek, kumanda, balık,bebek, top, ayna, uçurtma, robot, şapka, karınca (karanca), sinek, acıyo, öp, üşüdüm, tarak, çıkıyim mi, açıyım mi, açılmıyor bu, krem, sürelim mi, açın, akşam, ezan, güneş, aydede, bebeğim (beni severken kullanıyor), vb inanın daha çok kelime var aklıma gelmeyen… En basiti ev kelimesini biliyor ve cümle içinde doğru kullanıyor. Dışarıda sıkıldığında bana dönüp, “eve gidelim mi” diye soruyor. İnşaatı biliyor, ne zaman bir inşaatın yanından geçsek “Anne, bak inşaat” diyor. Aklıma gelip de yazdığım ve yazamadığım daha bir sürü kelimeyi, 3 kelimelik cümleler kurup, anlamlı bir şekilde bir araya getiriyor. Belki 200 kelimeyi, anlamlarını bilerek, konuşuyor….

Peki bunun standardı nedir? Biraz araştırdım ve bir web sitesinde şu bilgiye rastladım:

 15–18 ay arası: Çocuk artık 4 – 6 kelime söyleyebilir. Bunlar genellikle isimler, karşı çıkma kelimeleri ve “merhaba”, ”bay bay” gibi sözcüklerdir. Kelimeyi söyleyemediği zaman göstermek, vermek veya el sallamak gibi hareketlere ses ekler. Sık sık duyduğu şarkıları söylemeye çalışır. Artık başarılı bir taklitçidir. Yetişkinlerin sık sık kullandıkları veya konuşmalardaki sözcükleri “yankı” gibi tekrarlarlar.

 18 ay-2 yaş arası: Çocuk artık 25 kelime söyleyebilir. Bunlar eşya ve insan isimleri, “selam”, ”bay bay” sözcükleri, hareket belirten en az iki kelime, daha çok istemek ve reddetmek üzerine kelimeleri içerir. Kendisi kullanmasa da iki kelimeli cümleleri taklit eder. Kendisini iyi tanıyan yetişkinler için konuşması genel hatlarıyla anlaşılır düzeydedir.

 2–3 yaş arası: Bu yaşta çocuklar daha çok kelime kazanır. 2,5 yaşında en az 50 kelime ve 3 yaşından itibaren yaklaşık 300 kelimeye sâhiptirler. Bu yaşta kelimeleri iki kelimelik cümlelerde kullanmak için bağlamayı öğrenirler. Yıl sonuna doğru birçok üç kelimelik cümle kurabilirler. Artık dilbilgisi kurallarını da öğrenmeye başlar (ör, çoğullar, zamirler gibi). Oynarken kendi kendine söylenir ve konuşması oldukça anlaşılır.”

http://www.cocukhayat.com/yazi/dilgelisim.html‘dan alıntıdır.

Bunu okuduktan sonra, düşünmeye başladım. Gerçekten ben ne yaptım da böyle oldu? Nasıl bu kadar çok kelimeyi, anlamını bilerek konuşabiliyor bu çocuk? Üstelik hala bir bebek o… Şimdi biraz da bundan bahsedeyim.

İlk öncelikle, her zaman söylediğim gibi, Melina doğduğu günden beri onunla hep karşımda büyük bir insan varmış gibi iletişim kurdum. Açsa ve ağlıyorsa, “annecim şimdi sütünü sağıyorum” veya “Tamam, şimdi mamanı hazırlıyorum” diye izahat verdim. Her ne kadar anlamasa da bu tarz açıklamaları sakin bir ses tonuyla yapmaya devam ettim.

4 günlükken bile, onu odada 5 dakika yalnız bırakmam gerektiğinde, nereye gittiğimi ve neden gittiğimi açıklıyordum. Hatta bir gün bana bir arkadaşım, “Neden tuvalete gittiğini söylüyorsun ki, çocuk ne tuvaleti biliyor, ne de senin gidip gitmediğini umursuyor, farkında bile değil, Allah iyiliğini versin” dedi. Ben de ona, onun şu anda bile her şeyi anladığını düşündüğümü, bu yüzden onunla sürekli konuştuğumu söyledim ve gülüp geçtik …

Melina, 3 aylıkken, onu kucağıma alır, gözlerinin içine odaklanır, ‘ooooo’ ‘eeeee’ gibi sesler çıkarırdım. Bunu bir yerde okumuştum, dil gelişimi için faydalı bir aktivite olduğunu biliyordum. Zamanla Melina bu sesleri taklit etmeye ve kendi sesini tanımaya başladı.

Onunla birlikte bir şeyler yaparken, onunla hep ılımlı bir ses tonuyla ve gözlerinin içine bakarak konuşmaya dikkat ettim. Altını değiştirirken, sütünü içirirken hep, “anne altını değiştiriyor” gibi kısa ve basit cümleler kurdum.

Babasıyla aralarında bir taklit oyunu geliştirdiklerinde, Uğur’un ne yaptığına anlam veremesem de, zamanla Melina’nın bundan çok keyif aldığını ve babası onu taklit etsin diye, daha farklı sesler çıkarmaya çalıştığını gördüm. Bu bizi inanılmaz güldürüyordu.

http://www.youtube.com/results?search_query=melina+taklit

Meğersem Uğur bunu bir yerde okumuş, bebeğinizin bu aylarda çıkardığı sesleri taklit ederseniz, onunla ilk defa sesli iletişim kurmaya başlıyormuşsunuz ve bunu başarmak onu konuşmaya teşvik ediyormuş…Anlamsız sandığınız bu sesleri taklit edip oyun oynamak, aslında bebeğinizle yaptığınız ilk diyalogmuş.

6 aylık olduğunda, onu yerde oyuncaklarıyla birlikte bırakıyordum. O dönemde, onun karşısına oturup, yanında duran oyuncakların nerede olduklarını soruyordum. Mesela, “Melina, top nerede?” deyip sonra topu işaret edip veya elime alıp “Aa, burdaymış” diyordum. Sonraları Melina topu tanımaya ve sorduğumda, gözüyle bana göstermeye başladı….

Daha çok küçük olmasına rağmen, ABC yayıncılığın resimli kartlarını almıştım ve onun yanına sırt üstü uzanıp resimlere bakıyor, resimdeki köpek veya kedi hakkında bir şeyler anlatıyor, çıkardıkları sesleri taklit ediyordum. Tek tek ne olduklarını söylüyordum. Bazen bunu yaparken ağzıma öyle dikkatlice ve meraklı bakıyordu ki, sanki hep konuşmak, söylediğimi tekrar etmek istiyordu. Ben de heceleyerek söylüyor, hecelerken ağzımın hareketlerini yavaşça gerçekleştiriyordum. Böylece o sesi çıkarırken dilini nereye götüreceğini, dudağını nasıl bükeceğini görmesini istiyordum.

abc

Melina 8 aylıkken “Gel” dedi. İlk kelimesiydi… 9 aylıkken yüzüme bakarak “Aşkım” dedi. (Aggım). Çünkü ben altını değiştirirken hep, güzel bir ses tonuyla, ağzıma aça aça ona “Aaaşşş – kıııımmm” diyordum. Sonra 11 aylıktı, “Günaydın (Gınhaagın) dedi. Çünkü her sabah uyandığında, onu yatağından almaya giderken defalarca “Günaaaydıııııın” diyordum.

10 aylık olduğu zaman, oyuncağını bir yastığın altına saklayıp, ona nerede olduğunu soruyor, sonra kendim bulup “ aaa burdaymış” diyordum. 1 yaşından beri de bu oyunu kendi oynayıp, “aaa” diyerek bulmaya başladı. Sonralarıysa “aaa burdaymış” diyerek devam etti.

17 aylık olduğundan beri, artık “bu ne?” sorusu yerine, “bu ne yapıyor?” sorusunu kullanmaya başladık. Bunun için Gün Yayıncılığın sıralama kartlarını aldık. Olayları, durumları çözümlüyoruz ve bunları anlıyor olmak Melina’yı inanılmaz mutlu ediyor. Mesela banyo yapan bir kadını gösterip, “Bu ne yapıyor Melina?” dediğimde “Banyo” diyor. Havluyla kurulanan bir kadını gösterdiğimde “Banyo, bitti diyor. Bunun için de bu kartları edinmenizi şiddetle tavsiye ederim :=)

sıralama kartları

Yazıma nokta koymadan önce son bir şey söylemek istiyorum. Tabi ki her anne bebeği için en mükemmelini ister, elinden gelenin en iyisini yapmak ister ve yapar. Bu yazdıklarımın, tamamen benim yöntemim olduğunu, Melina’nın belki de buna müsait olduğu için bu kadar çabuk konuşmayı öğrendiğini, her çocuğun gelişiminin farklı olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Doktorunuz bir sorun görmediği sürece, ufak bir gecikme varsa dahi, siz sakince çocuğunuzu strese sokmadan bu söylediklerimi uygulamaya çalışın. İnanın her çocuk farklı alanlarda ilerleme kaydedebiliyor. İyi gözlemciliğinin yanında, Melina 15 aylıkken yürüdü. O da fiziksel aktivitede diğer çocuklara nazaran birazcık gecikme gösterdi. Ama unutmayın, konuşması normal standartlar çerçevesinde biraz geciken bir çocuk da, standartlardan biraz geç yürüyen çocuk da, doktoru normal gördüğü sürece endişe teşkil etmez!

 

Sevgiler,

 

Melina’s Mom