Yine devirdik koskoca bir yılı… Neleri sığdırabildik onca güne?

Kucaklaşabildik mi omzumuzda ağırlığı olan dargınlıklarımızla? İnsani bir duyguyla empati kurup yardım eli uzatabildik mi en az bir kişiye? Sevindirebildik mi bir çocuğu kendi çocuğumuza alabildiğimizin onda biri kadar ufacık bir hediyeyle? Bizlere muhtaç olan bir hayvanın önüne mama, su koyabildik mi? İnsanlığımızı besleyecek neler yaptık bu yıl? Ya da ruhumuzu?

Hep işten güçten konuşuyoruz. Yıllar elimizden su gibi kayıp giderken konuştuklarımız hep ulaşabildiğimiz başarılarımız oluyor. Ya da ulaşamadığımız ‘meta’lar. Ben bu seneyi biraz kendime yönelerek, özüme dönerek kapatmayı planladım. İyi ki de öyle yapmışım. Huzurla bekliyorum seni yeni yıl…

Siz geriye dönüp baktığınızda ‘kendim için ne yaptım?’ sorusuna ikna edici bir cevap bulabiliyor musunuz? Tıkandığınızı hissettiğiniz oluyor mu yoksa, aynen benim altı ay önce hissettiğim gibi?

Uzun zamandır kitap okumak istiyoruz ama zaman yaratamıyoruz, ailemizle eski günlerdeki gibi olmak istiyoruz ama imkan bulamıyoruz, yenilenmek istiyoruz ama cesaret edemiyoruz hatta tatile gitmek istiyoruz ama bunu gereksiz görüyoruz. Yani bir şeyleri yapmak için başka şeylerden fedakarlık yapmamız gerektiğini düşünüyoruz ve bu düşünce balonlarıyla günleri, ayları yılları kovaladığımız döngüye ‘hayat’ diyoruz.

Yanılmıyorum değil mi? Bir çoğunuzun aklını okuyorum şu anda ve iç geçirmesine sebep oluyorum.

Evet tüm bunlar malesef hep, bla bla bla… Sus, düşün ve harekete geç artık.

Hanımlar üzgünüm ama ben yukarıda bahsi geçen bu sıkıcı paragrafı hatta daha ciddi bir deyişle ‘hayatımı kontrolü altına alan bu düzeni’ yaklaşık 6 ay önce kökünden değiştirip attım! Evet yanlış duymadınız; zaman bulamadığım ve cesaret edemeğim her bir şeyi yapabilmek için büyük bir adım attım! Özetle değiştim! Ya da bir saniye özetle ‘eski Merve oldum!’ Neşeli, üretken, ailesiyle birlikte kendinide önemseyen, genç bir kadın olduğunu hatırlayan, önceliklerini kendisinin belirlediği bir anne olmaya karar verdim. Evladım her zamanki gibi önceliğim olacaktı ama artık; ben ve eşim de işimden önce gelecekti! Günde 15 saat çalışarak sinirleri yıpranmış, kafası isle dolu bir anne olmayacağım artık. Belki daha konforlu olan bir hayatı elimin tersiyle itiyorum ama daha huzurlu bir hayata doğru yol aldığıma eminim. Benim istediğim tam olarak bu! Huzur! Bunu tüm kalbimle ve hatta evrene yolladığım pozitif enerjinin bana hızlıca geri dönmeye başlamasından anlayabiliyorum.

Cesaret kelimesinin sözlük anlamı ‘kendine olan güven duygusunu, yürekliliğini ve atılganlığını bir araya getirmek’miş. Sözlük anlamı bile bir şeyleri başarmanın ilk ve en önemli adımının olduğunun habercisi aslında. Dilerim aklından ve kalbinden benim gibi bir değişim yaşamak isteyen her bir kadın buna cesaret edebilir. Peki edemeyenler, haklı sebepleri olanlar, imkan bulamayanlar ne mi yapacak? Bana sosyal medya hesaplarımdan ulaşabilir ve destek isteyebilirler. Bir kadına destek olabileceğim her konuda tanıdığım var çok şükür… Yoksada yaratırım hiç sorun değil. Yeterki birilerine yol arkadaşı olabileyim. Değişmek güzeldir, bunu hatırlamayı ihmal etmeyin!

Bu kadar anlattım ama bu süreçte bana kendimi iyi hissettirmeme neden olan yol arkadaşlarımdan bahsetmeyi unuttuğumu farkettim. Son olarak en iyi yol arkadaşlarımın çocuğum, eşim, ailem ve yakın dostlarım olduğunu söylemek istiyorum. Ve bunlara ek olarak bana en iyi gelen şeylerden birinin de ‘okumak’ olduğunun altını çizmem gerekiyor.  Peki hangi kitaplarla mı iyileşiyorum? Şu an bu yazıyı yazarken baş ucumda olan kitap; Aeden!

Aeden; ‘Senin hissettiğin her duygu senden evrene yansır hatta evreni değiştirir’ sözüyle beni adım atmaya ikna etti. Benim evrene verdiğim enerji hep çok yoğun ve stresli olduğum yönündeydi ve evrende bana bu yönde daha fazlasını yüklemeye başlamıştı. Ama şimdi buna dur deme zamanım gelmişti!

Şiddetle okumanızı tavsiye ederim. ‘Kendi dibininizi sıyırmaya hazır olun.’ demişti bir takipçim. Gerçekten de kazıdım diyebilirim. Umarım sizler de okur benim gibi bir an önce  içinizdeki insanla, ‘özünüzle’ iletişime geçebilirsiniz.

 

Sevgiler,

Merve İpek Öztürk