Kumkurdu, Charlie’nin Çikolata Fabrikası

 

Geçen haftalarda başlattığımız bu köşeyi çok sevdiniz! Öyle ki Instagram DM kutumun ‘Bu haftanın kitap önerileri ne zaman gelecek.’ sorularıyla tıka basa dolduğunu söyleyebilirim.

Bu hafta 3 kitap okumayı planlasak da, Şeker Portakalı’nı okumayı başaramadık. Biraz başladık ama bir kaç sayfa sonunda bu kitabı daha ileriki yaşlarda okumasının doğru olacağını düşündüm. Daha ilk sayfasında aslında bir çok çocuğun gerçek hayatta yaşadığı, ama Melina’nın kafasında anlamlandırmakta zorlandığı ‘Şiddet eğilimli, üzülmesine sebep olacak.’ cümleler geçmeye başladığında ileride bunu aklı bir şeylere ermeye başladığında kendi okusa daha iyi olur diye düşündüm. Belki peşin hüküm verdim kitapla ilgili fakat bence onun için daha erkendi…

Bu hafta 2 uzun kitap bitirdik!

Kumkurdu, keyifle okuduğumuz kitaplardan biri oldu. Kumkurdu aslında çocuklara yönelik bir hikayeyken yetişkinlere de inanılmaz mesajlar veriyor. Zaman zaman çocuklarımızı dinlemekten nasıl aciz olduğumuzu hatırlatıyor… Aslında anlatmak istedikleri bir şeyler varken ve çırpınıyorlarken, yetişkinlerin onları dinlemek yerine zaman zaman nasıl önyargılarıyla hareket ettiğini vurguluyor. Bazı bölümlerde bir ebeveyn olarak kendimi sorguladığım, hatta kafamda şimşeklerin çaktığı bile oldu.

Kitabın en sevdiğim cümlelerinden biri  Zacharina ve kumkurdu arasında geçen konuşmadan bir alıntı olan;

‘Eğer insan görülmek istemiyorsa bir şeyin arkasına saklanır. Bir çalının veya bir kapının. Ya da bir sürü gevezeliğin, lafın.’ oldu.

Ne kadar da gerçek hayattan bir söz değil mi?

Haftanın ikinci ve favori kitabı ‘Charlie’nin Çikolata Fabrikası’. Kitaba başladığımız gün attığım instagram hikayesinden sonra bir takipçimden gelen öneri üzerine Melina’ya İstanbul’da hayali ‘Wonka Çikolataları’nın satıldığı bir dükkandan bahsettim. Kitabın sonunda fabrikanın fakir çocuk Charlie’ye kalmasıyla Melina’nın sorduğu zekice soru beni şaşırttı. ‘Biliyorum onlar masal kahramanı ama, senin beni götüreceğin çikolatacının adı Wonka’nın çikolataları mı yoksa Charlie’nin mi?’  

Aslında sahip oldukları şeylerin ne kadar kıymetli olduğunu anlamaları için de ideal mesajlar içeren bir kitap.

Yaşına uygun ve keyifle okuduğumuz kitaplardan olduğunu söyeleyebilirim ama hala favorimiz ‘küçük Prens!’

 

Sevgiler;

Merve Öztürk