EDA İLERİ’NİN TÜP BEBEK BAŞARI HİKAYESİ VE MUCİZESİ

1

TÜP BEBEK BAŞARI HİKAYESİ

Eşimle 2005 senesinde evlendik, 1 yıl çocuk düşünmediğimizden bu süre içinde doğum kontrol hapı ile korundum.  Hatırlıyorum da, bir gün almayı unutsam deli gibi korkardım hamile kalırsam diye…
Bir yılın sonunda, doğum kontrol hapını bıraktığımda hemen hamile kalacağımı düşünüyordum. Meğerse, hamile kalmak herkes için çok da kolay olmuyormuş.
İlk üç ay bekledikten sonra doktora başvurduğumda bir sorunum olmadığını, normalde bir yıl beklemem gerektiğini ama çok istiyorsam yumurta takibi yapabileceğimizi söyledi.
Ben de biran önce çocuk sahibi olmak istediğim için üç ay yumurta takibi yaptık ama sonuç tabi hüsrandı. Daha sonra eşimle o bir yılı beklemeye karar verdik.

 

Bir yılın sonunda, araştırmalarım sonucu infertilite konusunda uzman bir doktora gitmeye karar verdim. Gittiğim doktor benden bir sürü tahlil ve Rahim filmi istedi, sonuçlara göre hiçbir şeyim yoktu. Sorunum psikolojikti! 1 sene daha bu takiplerle geçti derken, hala hamile kalamamıştım. Son muayenemde ise çikolata kistim olduğunu öğrendim. Doktorum bunun üzerine beni hem tüp bebek konusunda, hem de kist ameliyatlarında isim yapmış bir doktora yönlendirdi.
Gittiğim tüp bebek doktoruna olduğum ilk muayenemde hayatımın şokunu yaşadım. Ultrasona girer girmez, çikolata kistinin yansıra bir de polipim olduğunu ve bu polipin bebeğin tam yerleşeceği yerde olduğunu ve doğal yollardan korunduğumu bu alınmazsa çocuk sahibi olamayacağımı öğrendim. Yani iki sene boyunca gittiğim doktorlar ki bunlardan bir tanesi alanında isim yapmış biri nasıl olurda bu polipi göremezdi?
Polipin alınması gerekiyordu, ameliyat gününü bile kararlaştırdık ancak çalıştığım kurumun sağlık güvencesi anlaşmalı kurumlar haricinde yapılan operasyonları karşılamadığı için ameliyatımı anlaşmalı olan çok iyi bir hastanede, o zaman orayla dışarıdan anlaşmalı olarak çalışan başka bir doktora yaptırdım. Sonuçta iyi bir hastane, ameliyatı yapan doktor Profesördü, ne gibi bir sorun olabilirdi değil mi? Ama maalesef 45 dk süreceği söylenen ameliyattan 3 saat sonra çıktım ve 6 ay sonra yeniden Rahim filmi çektirdiğimde öğrendim ki operasyondan sonra tüplerim tıkanmış. Tek çarem tüp bebekti artık.

 

Tüp bebek doktorumuza tekrar gittik. İlk Tüp Bebek denememizi, 29 Ekim 2009 da  yaptık ve sonuç kocaman bir negatifti. Bu denemeden üç ay sonra bir sabah aniden kanamam başladı. Önce psikolojik diye düşündüm, sonra 3-4 gün kesilmeyince Tüp Bebek doktoruma gittim ve kanamalı bir kistim olduğunu öğrendim. Doğum kontrol hapı kullanmamı ve bir ay sonra kontrole gelmemi söyledi.  Bir ay sonunda kistim küçülmek yerine iki katı büyümüştü. Hemen ameliyata alınacaktım. Doktorum, kist ameliyatı sırasında hasarlı tüplerimden bir tanesini, tedaviyi olumsuz etkileyeceği için aldı, diğer tüpüm de orta hasarlıydı. Ameliyattan sonra bir süre dinlenmeye karar verdim ve Ekim 2010 da ikinci Tüp Bebek denememizin de sonucu gene kocaman bir negatif oldu. Ama bu denememde iki tane embriyomu dondurmuştuk, yani üçüncü denememizde çok yorulmayacaktım.

 

Üçüncü denememizi ilkbaharda yapmaya karar verdik.  23 Nisan 2011’de iki adet dondurulmuş embriyo transfer edildi. Test gününe iki gün vardı ki,  gece kanamam oldu. İki gözüm iki çeşme, bu seferde olmadığını düşünüyordum, artık denemek istemediğimi söylüyordum.
Ertesi gün, doktorumu aradım ve kanamam olduğunu söyledim. Doktorum her ihtimale karşı gebelik testi yaptırmamı istedi. Ben söylene söylene tıp merkezine gidip kan verdim ama içimde inanılmaz bir şey vardı, tarif edemiyordum ama hissediyordum farklı bir şeyler olduğunu. Üç saat sonra test sonucunu aldığımda dizlerimin bağı çözüldü, sonucum 256 çıkmıştı. Gebelik testlerinde sıfırları görmeye alışık olan ben, nerdeyse düşüp bayılacaktım. Hemen doktoru aradım, kan sulandırıcı iğnelerimi kesti, fitil olarak aldığım progesteronu iğneye çevirdi. İki gün sonra testimi tekrarladığımda sonucum 685 olmuştu, artık hamileydim. Tabi keseyi ve kalp atışını görene kadar bu duruma inanamadım. Üç ay kanamam aralıklarla sürdü, üç ayın sonunda kesildi ve 02.01.2012 tarihinde bir tanecik kızımız Bade’mizi kucağımıza aldık.
Bir tüpüm olmadığı, diğer tüpümde yarıya kadar tıkalı olduğu için normal yollardan hamile kalma ihtimalim olmadığını biliyordum. Zaten doktorumda ikinci kist ameliyatımdan sonra söylemişti normal yoldan hamile kalamayacağımı. Ancaaak! Kızım 10 aylıkken, adetim gecikti! Ben hormonal olduğunu düşündüm ama eşim tutturdu ‘Sen Hamilesin’ diye. Ben ‘Saçmala, bir tüpüm yok, diğeri de tıkalı. Nasıl olacak? Meryem Ana mıyım ben…’ dedim.

 

Bir akşam baktım, eşim test almış. Testi yaptığımda hayatımın en büyük sürprizini yaşadım. Evet! Hamileydim! Tabi ertesi gün gidip kan testi verdim, ondada sonuç pozitifti. Doğumumu yapan doktorum gülerek; ‘Demek ki kalan tüpün tıkalı değilmiş, yoksa nasıl hamile kalacaksın’ dedi 🙂 ve 11.07.2013 de kendi doğum günümde oğluşum annesine ikinci bir sürpriz yaparak 32 haftalıkken dünyaya geldi. Şuan 16 aylık tam bir tosun paşa! Bize Allah’ın hediyesi… Anladım ki, bu dünyada olmayacak hiçbir şey yok ve hayat gerçekten sürprizlerle dolu. O mucizevi varlığı kucağınıza aldığınızda, tüm üzüntülerinizi, tüm yaşadıklarınızı unutuyorsunuz. Allah isteyen herkese yavrusunu kucağına almayı nasip etsin… Bu arada ilk hamileliğimi yaşadığımda 35 yaşına gelmiştim.

Sevgiler

Eda İleri

EDA İLERİ

1 YORUM