Melina’nın oyun dünyasına kısa bir yolculuk!   

Merhabalar…

Hepinizin bildiği gibi Melina’nın bebeklikten çocukluğa geçiş süreci bir hayli komik ve ilgi çekiciydi. Bilmiş bilmiş konuşması, yaşından büyük cümleleri ‘kurmaya çalışması’, yerleri silmesi, makyaja ‘menkaj’ demesi, bebeklerine annelik yapması gibi… Özellikle de kendi kendine oyun kurduğu anlar pek bir sevildi ve sürekli bunu nasıl yaptığı soruldu. Katıldığım etkinliklerde de en çok duyduğum sorular ‘’Melina nasıl bu kadar güzel konuşuyor?’’ ya da ‘’Kızınız kendi kendine oyun oynamaya nasıl alıştı?’’ üzerine oluyordu. E hal böyle olunca bende sosyal medyada daha çok iletişim kurduğumuz ve oyun oynadığımız videoları paylaşmaya başladım.

Bu sefer de videolardaki oyunlarla ilgili nedir ne değildir, tavsiye ediyor musunuz diye sorular geldi. Bende dedim ki en iyisi merak edilenlerin hepsini kalbim kadar temiz bu sayfada anlatayım ve tüm soruları tek tek cevaplayayım. Umarım okurken keyif alırsınız ve merak ettiğiniz konular hakkında fikir sahibi olabilirsiniz!

Her şey bir Pakolino ile başladı…           

Her anne babanın çocuk beklemeye başladığı ilk andan itibaren ezbere bildiği bir şey vardır; ‘’Çocuk gelişiminde ilk 3 yaş çok önemli!’’ -ki bence bu ilk 5 yaş olarak değişmeli- Bunu duymayan ebeveynin yok denecek kadar az olacağı düşüncesindeyim. Ve bende bu hassas dönemde imkanlarım el verdiği sürece çocuğumla ‘birebir’ zaman geçireceğime dair kendine söz verenlerdenim. Mecbur kalmadığım sürece Melina’yı kimseye bırakmıyorum ve kızımla hep bir yetişkin gibi zaman geçiriyorum. Onunla aynı boy mesafesine gelip, sesimi onun tonunda ayarlayarak iletişim kurmaya hep özen gösteririm. Aslında beni bir nevi arkadaşı ya da kendine benzer biri gibi görmesini isteyerek başladım her şeye…

3 yaşına gelene kadar da bol bol kitap okuyup, çizgi filmleri onunla birlikte izlemeye dikkat ettim. Prenses bir kız olması için uğraşmak yerine kendini iyi ifade eden bir ‘birey’ olması için uğraştım. Söylediklerini anlayamadığım zamanlarda bile onu çok net anlıyormuş gibi yapmayı hiç ihmal etmedim mesela!

Yaşı ilerledikçe ve öğrendiklerinin ona yetmemeye başladığı noktada ise hayatımıza hem öğretici hem de eğlenceli yeni bir şey girdi: 3-7 yaş arası çocuklar için tasarlanan eğitici ve eğlenceli aktivite kutuları olan Pakolino’lar!  Bir çocuğun büyüyene kadar tecrübe etmesi gereken her türlü şey düşünülerek hazırlanmış bu Pakolino’lar… Dikiş dikmekten, boya yapmaya, ormanın derinliklerini keşfetmekten kutuplara yolculuğa kadar bir çok şeyi yapabiliyorsunuz bu oyun kutularıyla. Üstelik işin eğlencesini en az çocuklar kadar ebeveynlerde çıkarabiliyor.

Her çocuğun yapmak isteyeceği uçurtmayı bilinen zor yolların aksine küçük ve zararsız kağıt parçalarıyla yapabilmeyi vaad ediyorlar mesela… Ama bunu ‘Rüzgarın Gücü’ diye bir konsepte oturtuyor ve içine rüzgarla alakalı 2 farklı aktivite daha ekliyor. Artık çocuğunuz rüzgarla ilgili bir değil, birden çok şeyi bilen bir çocuk oluyor!

Bir de her ay kapısına bir kutu gelen çocuğun yaşadığı heyecan ve mutlulukta işe ayrı bir renk katıyor bence. Hızlı tüketilen oyuncaklardan farklı olarak hiç ummadığı anda kapıya gelen bir Pakolino paketiyle gülümsemeye başlıyor ve ‘acaba içinden ne çıkacak?’ diye heyecanla salona koşuyor. Aktivitelerin bir birini tekrarlamıyor olması bir zaman sonra ebeveynleri de heyecanlandırıyor. Her kutuda 3 aktivite var ve yapılan şeyler asla ‘yap-at’ formatında değil. Çocuğunuzun odasında dekor olarak kullanabileceğiniz şeyler de var, dışarı çıkarken sırtına takabileceği bir çanta da! Bir keresinde ‘Ormanı Dostları’ konseptli bir kutu geldi kapıya ama benim Melina kadar ilgimi çekmedi. Uzaktan izlemeye niyetlendiğim sırada bir çanta gördüm; dümdüz ve renksizdi… Pek anlam veremedim ve hızlıca tanıtım yazısını okudum. Ama o da ne? Bu bir keşif çantasıydı ve biz bu çantayı içinden çıkan malzemelerle süsleyecektik! İşin içine anne eli değmesi gereken bir nokta girdiği için benim de ilgimi çekti ne yalan söyleyeyim =)

Ben konuyu ‘oyuncakçılardaki oyuncakları almayın, hep eğitici şeyler yapın, yaratıcılıklarını geliştirin’ diyerek noktalamayacağım çünkü çocuk bu neye ilgi duyacağını, neyden mutlu olacağını biz bilemeyiz. Çizgi kahramanların oyuncakları da ona başka şeyler katıyor olabilir o yüzden onu ayrı bunu ayrı değerlendirmeyi tercih ediyorum. Ha ama her çocuğun bir Pakolino’su olmalı mı? derseniz samimiyetimle ‘Evet’ diyebilirim.

Eğer merak edenler olursa diye buraya Bit.ly/pakolino_melinasmom ‘u bırakıyorum!

Sevgiler,

Melina’s Mom