ÇALIŞAN ANNE VE ÇOCUK PSİKOLOJİSİ

0

ÇOCUĞUM ÇALIŞIYOR OLMAMI KABULLENEMİYOR

Sevgili Pedagoganne Melek, Melina iş için iki saatliğine bile olsa ondan ayrılmamı kabullenemiyor. 2-3 saatliğine gidip döndüğümde bir sorun yaşamıyoruz ama ne zaman bir yere iş için gidip 2-3 gece kalmak zorunda kalsam, döndüğümde inanılmaz asabi oluyor. Neredeyse her şeyle kavga eder duruma geliyor. Ben de o seyahatlerimi yapmak zorunda olduğum için vicdan azabı duyuyorum.

Günlük toplantılarıma giderken veya gecelik iş seyahatlerine çıkarken asla ona haber vermeden gitmiyorum. Sabah o uyanmadan çıkmak zorunda kalacaksam, geceden ona ertesi gün işe gideceğimi ama dönerken ona istediği bir şeyi getirebileceğimi söylüyorum. Bunu zaman kavramı olmadığından en azından döneceğimi bilmesi ve anlaması adına yapıyorum. Fakat ben 1 ay evde hiç iş yapmadan oturduğumda benimle aşk yaşayan kızım, ben çalışmaya başlayınca bana karşı çok hırçınlaşıyor, tırmalıyor, bağırıyor, isyan ediyor. Ne yapmalıyım?

Mervecim, özellikle güvenli bağlanmanın gerçekleştiği ve anne-çocuk ilişkisinin hayati önem taşıdığı bu dönemde çocuklarımızın bizden gün içerisinde bile ayrılmak istememesi, gece ayrılıklarına karşı da agresyon geliştirmesi çok olağan bir durum. Ben merkezci de oldukları bu kritik dönemde küçükler; bizim iş için veya herhangi özel bir sebepten evden ayrılmamızı bazen kendileri ile ilişkilendirip kaygıya kapılabiliyorlar. Mesela ilk akıllarına gelen şey “Acaba annemi üzdüğüm için mi anne gitti” oluyor. Soyut kavram becerisi kazanamadıkları için “iş yaşamı, zorunluluk, sorumluluk, çalışma, para kazanma” gibi kavramlar onları tahmin ettiğiniz gibi ikna etmiyor. Dolayısıyla bize karşı öfke biriktirip, bir araya gelince de bu öfkeyi gerek bize, gerekse çevrelerine karşı agresif davranışlar sergileyerek dışa vurabiliyorlar.

Senin işe gitmeden önce veya yatılı seyehatlerinde Melina’ya veda ediyor ve durumu açıklıyor olman çok çok güzel, çünkü bir çok anne yanlış bildikleri bir tutum içine girerek, üzülmesin diye çocuğa görünmeden evden kaçabiliyor. Çocuk işe giden anne arkasından ağlamasa da, gün içinde sürekli “buhar olup uçan” anneyi arayıp duruyor. Bir sure sonra da annenin kaybolmalarını kaygı yapan küçük, yanında otururken bile sürekli annenin gideceğinden korkmaya başlıyor. Bu sebeple tavsiyem herzaman vedalaşmak ve eve dönüş günü veya saati ile ilgili dürüst olmaktan yana. Anlayabileceği bir dil kullanarak açıklama yapabiliriz, mesela; “Sen öğlen uykusundan uyandığında gelmiş olacağım.”, “Siz şimdi anneanne ile beraber uyuyacaksınız ve ben yarın kahvaltıda sizinle olacağım” gibi yaşantısal örneklerle zaman kavramını betimleyebilirsiniz.

Aslında çocuğun esnekliği biraz da anneye bağlı, mesela “asla kızımdan ayrı gece geçirmedim”, “oğlumu 2 yaşına kadar hiç bir yerde bırakmadım” gibi keskin çizgiler, daha sonra keskin tepkiler olarak geri dönüyor. Işiniz olsa da olmasa da, dönem dönem gün içinde birkaç saat ve ilerleyen süreçte 1 yaşını doldurduktan sonra ayda veya 2 ayda bir bir gün ve 2 yaşından itibaren 2-3 gün yatılı ayrılıklara alıştırılmasında fayda görüyorum. Bir nevi psikolojik bağışıklık kazanması açısından, bu sayede zorunlu ayrılıklara karşı çocuk daha tahammüllü olabiliyor. Unutulmaması gereken bir şey var ki, her an hastalıklar, iş seyehatleri, acil durumlar veya ölümler hayatımızın bir parçasıyken, çocuğumuzu bir gün bile bizden ayrı bırakmamak bilişsel esnekliğini katı hale getirebilme riski taşır.

Son olarak, ayrılık sonrası agresif davranışlara değineyim, yapılacak şey çok net; eski sisteme devam etmek, aşırı tolerans ve şımartmaya gitmeden öfkesini de dışa atabilmesine müsade etmek. Sonuçta bilişsel esneklik kazanırken kızmayı, öfkeyi, kırgınlığı yaşayıp kendi içinde başa çıkmaya çalışırken etrafa ve bana sataşması çok normal. Sevgilerimle..

@pedagoganne Melek