BİZ KEP! PARDON BEZ ATTIK! :) / TUVALET EĞİTİMİ

1

DARISI SİZLERİN BAŞINA

TUVALET EĞİTİMİ MACERAMIZ

Aylar aylar önce, Melina’nın dil gelişimi ve her şeyi net anlayıp gözlemlemesiyle ben bu işi 1,5 yaşında çözerim bu çocuk bu işi kıvırır dedim. Bir kez altını bağlamadım ve yere tuvaletini kaçırınca panik oldu. Ben de hemen pes edip başlayamadığım eğitime son verdim. Erken başlanmasının sakıncalı olduğu söyleniyordu çünkü. Bu işi ertesi yaza ertelemeye karar verdim.

Kış boyunca altını açmadan, sadece alıştırma amaçlı bumbo tuvalet aparatına oturttuğum Melina, orada 10-15 dakika oynuyor, tuvalet kağıdını çekiştiriyor, musluğu açmamı istiyor, ardından da gerçekten tuvaletini yapmış gibi kendi kendine altını siliyor ve bitti anne deyip kalkmak istiyordu. Zaman zaman uyguladığımız bu rutinde, hala altı bezli olduğu için, ne olduğunu tam olarak bilmeden bizi taklit ediyor, gerçekten tuvaletini yaptı zannedip bir gururla kalkıyor içeri koşuyordu.

Bu yaz Melina tam 28 aylıkken, 25 Haziran günü inanılmaz bir özgüven ve tuvalet işini başaracağımız duygusuyla uyandım. 25 Hazirandan, yani kendimden emin olduktan 2 hafta öncesinde de bir iki kere altını açmayı denedim aslında. Ama çişini yere yaptığını gören Melina o ıslaklığın ne olduğunu tam olarak algılayamadı ve altını bezlemem için yalvardı. Kıyamadım… Hazır olmadığını düşündüm. Altına yapmaktan delicesine korktuğunu, bir gün dışarı çıkarken “Ama bezimi bağlayacağız değil mi anne?” diye ağladığında anladım.

Ne olduysa işte, 25 Haziran’da ben çok kararlı uyandım. Böylesine düzgün konuşan, her şeyi anlayan çocuk bunu başarabilir diye düşündüm.

TUVALET EĞİTİMİ SÜRECİMİZ

25 Haziran, 1. Gün: Sabah uyandığımızda bezini çıkardım. Kışın oynadığımız zamanlardaki gibi onu klozet aparatına oturttum. Güzelce, artık bezimizin kalmadığını, onun yerine anne gibi külotlar giyeceğini anlattım. Ama bu külotların çişi ve kakayı bez gibi altımızda tutmadığını, bunu yaptığımızda altımızın ıslanacağını, bu yüzden geldiğinde haber vermesi gerektiğini ve tuvalete yapmamız gerektiğini anlattım. Önce tamam dedi. Çişini tuvalete yapmadı, ama yaptım dedi. Kalktık ve salona oyun oynamaya geçtik. Alıştırma külodunu giydirdim. 15 dakikada bir tuvalete götürdüm.

İlk gün kesinlikle tuvalete ne çişini ne de kakasını yapmadı. Hep yere yaptı ve her seferide “Bezimi istiyorum anne!” diye mızıldandı. Ben de her seferinde güzelce anlattım. Ama genel anlamda ilk günümüz çok başarısızdı. Pes etsem asla bitiremezdim…

İlk gece altını bezledim. Ama yine de 3 saatte bir  ışıklar kapalı bir şekilde tuvalete götürdüm. İnadı uykuluyken kırıldı… İlk çişini tuvalete 25’i gecesi 2 kere yaptı… Hem karanlıktı, hem de yataktan böyle bir şey için kaldırılmaya alışkın değildi. “Anne! Kucağına!” diye hafif ağladı. Çömeldim ve yarı uykulu halde sarıldım. Kollarını boynuma doladı. Çişini tuvalete yaptığını, o sesi duyduğumda kızımın büyüdüğünü anladım. Mutluluktan uykum kaçtı…

Sabah her şeye rağmen bezi yine dolu kalktı. Gece bana göre bizim için çok zor olacaktı, çünkü Melina’nın hala gece beslenmesi vardı ve en çok gece tuvaletini yapardı.

 

26 Haziran, 2. Gün: ‘Tuvalet eğitimi verirken 3 gün evden çıkmayacaksın!’ derdi annem.

26’sı Benim doğum günümdü, aynı zamanda yakın arkadaşı Bade’nin de…  Ben planlarıma göre başlasaydım, hiçbir zaman başlayamayacaktım. Çünkü ya ben evde yoktum, ya da evdeysem mutlaka Melina ile bir programım vardı. Tam da 2. Gün Bağdat caddesinden Etiler’e doğum günü kutlamasına gitmemiz gerekiyordu.

Bir arkadaşım “Bence bugün bezini tak, baş edemezsin” dedi..

“Hayır” dedim. Kararlıydım!

Yanıma tam altışar adet elbise, tayt, çorap, 2 adet ayakkabı aldım. 6 adet de alıştırma külodu. Evden çıkmadan Melina’ya Bade’nin doğum gününe gideceğimizi, hemen tuvaletini yaparsa çıkabileceğimizi söyledim. Oleyy diye tuvalete koştu, tuvaletini yaptı ve yola çıktık. Araba koltuğuna alt açma bezlerini serdim ama o uyku sırasında altına kaçırmadı.

Doğum gününde yarım saatte bir tuvalete götürdüm.. Bumbo aparatını da yanıma almıştım. Doğum günü boyunca, toplamda 2 saat tuvalette kalmışımdır… 2 keresinde yaptı genelde hep tuvaletini tuttu. Bu da beni tedirgin etti bir ara.. Çok tutması sakıncalı diye düşünüyordum. Ama o kadar garantici ve temkinli bir çocuk ki, tam ona göre bir davranıştı…

Gece altını bezlemedim, tam 3 kez yatağı ıslattı… Fakat ben her yatak çarşafı değiştirmek için uyandığımda onu yine de karanlıkta tuvalete götürdüm.

Yalnız ilk kakamızı yapmamız tam bir komediydi. Onu 26’sında akşam doğum gününden döndüğümüzde, duş alırken yapmak istedi. İzin verdim ama yarından itibaren tuvalete yapacağız dedim. Tamam dedi… Görmek istedi. Gördü… Tuvalete atıp sifonu çekip el salladık arkasından. Nereye gidiyor peki dedi? Yüzmeye dedim. Nasıl bi yerde yüzecek dedi. Eğlenceli bir yer dedim:) O gün bugündür her tuvalet yaptığımızda sifonu çekerken el sallıyoruz.

 

27 Haziran, 3. Gün: Dışarıda ilk kez Carry Potty’e yaptı tuvaletini. İnanılmaz bir rahatlıktı… Kız çocuğu olduğu için dışarıda tuvalete oturtmam mümkün değildi…

O gün evde ilk kez tuvaletinin geldiğini kendi söyledi.

Gece için, en son sütünü ve suyunu yatmadan 2 saat önce verdim.

2. Günden itibaren altına gündüz, 3. günden itibaren de gece hiç kaçırmadı. İkinci geceki gibi sıklıkla altını ıslatmasından korktum, bu yüzden uyurken altına normal külodunu giydirdim ama saat 11.30 da tuvalete kaldırdım ve o görmeden külotlu bez giydirdim.  Sabah 05.00’de tekrar tuvalete kaldırdığımda bez kupkuruydu. Geceyi de başarmıştık!

 

11.30, Sabah 05.00’de tuvalete kalkmalarımız devam etti, ediyor hala.

Ben uyanıp kendim götürüyorum tabii. Her şey yolunda. Maşallah diyin ama:=)

Biz bezleri attık. Darısı sizlerin başına. Kolay gelsin anneler 🙂

 

Sevgiler;

Melina’s Mom

 

1 YORUM

  1. Benim için;anneliğine aşık olduğum kadın MERVE ÖZTÜRK MODELİ,tüm çocuklar içinde anne modeli MERVE ÖZTÜRK MODELİ bana göre (tabikide tüm anneler kutsal ve mükemmel bir yanlış anlaşılma olmasın…sadece bir sevgi sözcüğü)eminim imkanlar dahilinde tüm anneler evlatlarına hayatın en iyilerini yaşatmak isterlerdi evlatlarına ancak herkesin hayatı kaderi başka başka…neyse bugün çok uzatamıycam istesemde çünkü halim yok kendimi toparlıyamıyorum bir türlü boğazımı sıkıp duruluyor sanki göğsüme çimento döşediler sanki bakalım bu buhran ne zaman geçer,onun için diyorumki bana meleklerim gerek ve mümkünse hemencecik gerek…