ANILARIMIZ

Yaklaşık 2 haftadır okulu tatil. Melina’yla evde baş başa vakit geçirmek çok keyifli. Bir kaç gün üst üste vakit geçirdiğimiz zaman, aramızdaki iletişim boyut atlıyor. Bunu yazın da yaşamıştık. Bugün bizim yatak odamızda onu kucağıma alıp sıkıştırıp oyun oynarken yanlışlıkla dizini yatağa çarptım. ‘Anne sen de beni hep bir yerlere vuruyorsun!’ dedi.

‘Haklısın annecim, küçükken de seni bir kaç kere düşürdüm yanlışlıkla, bu konuda çok sakarım. Özür dilerim.’ dedim. Yüzüme baktı sakin sakin. ‘Hadi devam et.’ der gibiydi.

‘Bak tam şurada, bu parkenin üzerinde otururken bir gün sağa doğru pat diye düştün. Ben seni tutamadım ve çok ağladım.’ dedim. ‘Biliyorum anne, ben hep yanıma yastık koyarsın diye bekledim. Annem nasıl olsa yastık koyar diye düşünüyordum hep. Ama konuşamıyordum. Bunu sana anlatamadım.’ dedi.

‘Bunları gerçekten hatırlıyor musun?’ dediğimde; başını salladı ve ‘Eveet!’ dedi. Sonra onu nasıl yorganların üzerinde, yastıkların arasında sarmalayarak büyüttüğümü hatırladım. 15.5 aylık yürümesinde benim bu korumacı tavrımın payı büyüktü elbet. Asıl mesele bunları hatırlıyor olması ve daha 6 aylıkken bu beklentiye girip bunu aklından geçirmiş olması.

Aramızdaki bu diyalog sırasında hem kalbim sızladı hem de o emin tavırlarla bir büyükmüş gibi konuşmasına kahkahalarla güldüm. İkinci çocuğum olursa bir gün yapmamak için direneceğim hatalarımdan biri işte bu.

Sevgiler;

Melina’ Mom

Not: Adımın sonundaki ‘Mom’ dan, sadece senin annen olabilme sıfatından hiç bir zaman gocunmadım. Çünkü senin annen olmak benim için dünyanın en büyük hediyesi. Canım kızım.