‘Mucize Bebekler’

Şuan kızım yanımda uyurken hikayemi yazabileceğimin hayalini bile kuramazdım…

Klasik kadın içgüdüsüyle evlenir evlenmez çocuk sahibi olmak istemiştim… Sonunda sevdiğim, çok sevdiğim adamla 10 yılın sonunda yuvamızı kurabilmiştik. Evlenmek maddi manevi çok zor olmuştu bizim için ama içimden hep ‘bu kadar zor evlendiğimiz için her şey mükemmel olacak!’ diyordum.

Evlendikten 7 ay sonra kendiliğimden hamile kaldığımı öğrendim.Sonraki ilk 30 dakika da en az 20 kişi daha öğrenmişti bu durumu! Sevinçten havalara uçmak deyimini o an yaşadım, ayaklarım yerde değildi, kalbim de yerinden fırlayacak gibi atıyordu! Mükemmel bir hamilelik yaşarken 12.haftada kanamam oldu ve hastaneye gittik. Aklımdan hiç kötü bir şey geçmedi ve ben hastaneden bebeğim karnımda geri çıktım. Düşük tehlikesi dediler ve evde yatmama rağmen kanamalarım durmadı…

15.haftanın kontrolünde bir oğlumuzun olacağını öğrenmiştik; cinsiyetini hiç hayal etmemiştim… ‘Sadece sağlıklı olsun o bize yeter’le başlayan cümleler vardı dilimde… Ertesi gün şiddetli kanama ve ağrılarla hastaneye gittik ve normal doğumla bebeğimi kaybettiğimin haberini aldım! Hastanedeki kaloriferin boyalarını tırnaklarımla kazıdığım o anı hiç unutamadım…

Sonrası ise hüsran, hayal kırıklığı. Neyse ki çabuk toparladım ve hemen 2. deneme sürecine girdim. Sürekli doktor kontrolleri falan derken bebeğimi kaybettikten 8 ay sonra doğal yollarla tekrardan hamile kaldığımı öğrendim. Ben yine mutluluktan havalarda uçarken; bu seferde 10.haftada bebeğimin kalbinin durduğunu öğrendim. Kürtaj masaları, hastaneden eli boş çıkmalar, herkesin acıyan bakışları, ‘yine olur boş ver’ içerikli saçma cümleler…

O arada bir de bütün arkadaşlarım evlenip, sıra sıra hamilelik haberlerini veriyordu.  Hepsi için çokça sevinsem de kendimi kötü hissetmeme engel olamıyordum. İkinci bebeğimden sonraki sene hamile kalamadım. Tam 1 sene sonra yeniden doğal yolla hamile olduğumu öğrendim. 2 gün sonra onunda ‘kimyasal gebelik’ olduğunu öğrenip, yine bir yıkımla karşı karşıya kalmıştım!  Bütün bunları yaşarken insanlara karşı iyi görünmeye çabalasam da, ‘Ben güçlüyüm, yıkılmadım, ayaktayım’ imajını vermeye çalışsam da; içimdeki yangınlar dinmek bilmiyordu.

Bütün hırsımı, sinirimi eşimden çıkartıyordum ve o dönemde beni boşamadığı için ona hala minnet duyuyorum. 2013 yılının Haziran ayında kimyasal gebelikten sonra doğal yollarla hamile kalamadım ve 2014 yılının Eylül ayına kadar bekledim. Bu sürede her şey yoluna girsin diye hocalara mı gitmedim, hacıdan gelen deve dilini mi yemedim bio enerjiyemi gitmedim… Okunan dualar, akıtılan gözyaşları, her duyduğumdan medet ummalar falan hepsi birer yara bırakıp geçip gitti ömrümden…

Eylül ayında aşılama yaptırmaya karar verdik ve aşılama yapıldı! Veee sonrasında şoka gireceğim bir haber aldım! Bir bebek vardı ama yanlış yerdeydi, dış gebelik oluşmuştu ve iğnelerle gebeliğim sonlandırılmıştı!

İşte tam o anda Melina’yla tanıştım ve sitedeki hikayelerin hepsini okudum… Okudukça ağladım, ağladıkça ayaklandım ve güçlendim! Dedim ki bir gün benim de bu güzellik gibi bir kızım olacak. Doğal yolla hamile kalabilmeme rağmen, tüp bebek denemeye karar verdim.

2015 yılının Mart ayında tüp bebek yaptırdık… Test günü aldığım o ‘negatif’ haberiyle bende yeni bir yara daha açılmıştı ve ben bu dönemde bir uzmandan psikolojik destek aldım. Terapilere gittim, Merve Hanım’la mailleşerek ‘Meleklerle Yaşamak’ adlı kitabı okudum ve ‘benimde kızım bir yerlerde beni bekliyordu’ dedim içimden.

Eylül ayında tekrar tüp bebek yapmaya karar verdik ama ben muayenelere bile eşimle gitmek istemedim. Kendimi o kadar yalnız hissediyordum ki, ruhumdaki yaralarla tek başıma mücadele etmek, yaralarımı kanattıkça kanatmak istiyordum.

Transfer günü güzelce temiz havada kahvaltımı yaptık ve umutlarımı çantama koyup, hastane yolunu tuttuk. Abdestimi alıp işleme girdim ve 15 gün sonra güzel haberi aldık. hamileydim! Yaşanan bunca şeyden sonra sevinemiyorduk bile…

Çok güzel bir hamilelik yaşadım, içime doğduğu gibi de bir kız çocuğumun olacağını öğrendim! Son ana kadar hep tetikte, hep korkularla yaşadım ama nur yüzlü kızım hiç üzmedi annesini.

Şimdi kokusunu içime çektikçe elim ayağıma dolaşıyor nasıl şükretsem, nasıl hak etsem kuzumu diye. Rabbime sonsuz şükürler olsun ki beni de 6 sene sonra anne yaptı! İsteyen herkese en acısız haliyle nasip olsun. Şimdi ona baktıkça gerçekten nefes alabildiğimi hissediyorum.

Merve ye Melina’ya sonsuz teşekkürler, bana güç verip sabretmem gerektiğini öğretip yönümü bulmama yardım ettikleri için!

Bunu okuyan arkadaşım sakın umudunu kaybetme, güneş her sabah doğuyorsa vardır Rabbim’in açık kapısı…