AYÇA ALANER’LE OĞLU KAAN’IN SPOR AŞKI HAKKINDA KONUŞTUK…

Geçen sene bu zamanlardı. Şirince’ye biraz kafa dinlemeye gitmiştik. Annemle babamın çok sevdiği misafirleri yeniden otelimizi ziyaret etmişti. Bir erkek çocukları vardı. Girişken, hareketli, kendine güvenen ve iletişimi kuvvetli oluşu hemen dikkatimi çekti. Zorluklarla çocuğuna kavuşmuş biri olarak merak ediyordum. Düzgün yetiştirilmiş her çocuğun annesinden bilgi edinmek isteyen yanımı frenleyemedim. Ayça Alaner’e Sordum..

Kaan’ın böyle özgüvenli ve saygılı yetişmesi için neler yaptınız?

“Spor dedi.. sağlam bir zihin ve bedenin, çocukta özgüvenin mimarı.”

IMG_2458

Kaç yaşında başladığını merak ettim ve sonra ardı ardına geldi sorular. Sizler için röportaja çevirmeye karar verdim.

Keyifli okumalar.

1- Merhaba, çocuğunuz kaç yaşından beri hangi sporları yapıyor? Şu anda kaç yaşında?

Kaan  2 Ağustos 2004 doğumlu. İlk kez üç buçuk yaşındayken kayakları ayağına takıp yürüyerek kayak sporu ile tanışmakla birlikte , spor disiplinine girişi dört yaşındayken oldu.

Bu yaş  grubu çocuklar için fiziksel gelişimi açısından jimnastik ve yüzme önerilse de Kaan’ın o zamanlarda bile içindeki basketbol oynama aşkı yüzünden , evimizin yakınında olan bir spor okulunun minikleri ile (altı – sekiz yaş) -fasulyeden tabiri ile- haftasonu antremanlarına bir sezon boyunca katıldı.

Beş yaşındayken hem gelişimine destek olması, hem de yüzmeyi  doğru bir stille öğrenebilmesi için bireysel yüzme dersleri aldı. Yüzmenin yanında ders içeriklerinde bazı hareketlerin jimnastiğe benzemesinin yanında felsefesi ile sorumluluk bilincinin, insanlık değerlerinin pekişmesine destek olan “judo” sporunu yaptı. Bir yıl devam ettiği judo ve yüzme derslerinin yanında kışın kayak pistlerinde tek başına bizimle birlikte kaymaya başlamıştı.

Bu süreler içerisinde içindeki basketbol aşkı devam ediyordu.

Altı yaşında ilkokula başladığında, ilk hafta okul bünyesindeki basketbol okulu seçmelerine gittik. Seçmelerde basketbol koçlarının hemen dikkatlerini çekti. Okullarda spor dallarında öğrencilerin branşlaşmaları  4. sınıf itibarıyla olsa da Kaan 1. sınıftan itibaren okul takımı ile çalışmalara başlamıştı. Son 3 senedir ayrıca “Uno Akademi Spor Okulları” nda da çalışmalarına devam ediyor. Hem kendi yaş grubunda, hem de üst yaş grubunda spor okulunun katıldığı  liglerde oynuyor.

Artık sadece haftasonu değil, neredeyse haftanın 6 günü ya antreman, ya maç yapıyor.Basketbol ile ilgili sevdası ve hayalleri çok büyük. Bundan dolayı da çok çalışması gerektiğinin farkında. Daha çok çalışmak onun için bir zevk .

Diğer taraftan sekiz yaşındayken “ben artık kayak değil, snowboard yapmak istiyorum”dedi. Son 4 senedir snowboardu da en iyi şekilde başarıyor. Basketbol yeteneğinin yanında snowboard hocaları da bu konuda özel bir yeteneğinin olduğunu söylüyorlar.

Ayrıca okulda ayrı bir etkinlik olarak son 2 senedir Aikido’ya da devam ediyor.

IMG_2459

2- Kaan’ı spora yönlendirmeye nasıl karar verdiniz?

Kaan bunca zamandır yaptığı sporlara hep kendi arzusu ile devam etti. Daha yürümezken ağzında emzik, kolunun altında topu vardı.

Yuvaya gittiği dönemde, öğle uykusuna topu ile yatarmış. Okul yönetimi Kaan için okula minik bir basketbol potası asmıştı.

İleride spor hayatının neresinde olur bilemiyorum ama bize düşen ona verebildiğimiz tüm desteği vermek. Dileğimiz hayallarini gerçekleştirmesi.

Spor sağlık için, başarı için, yemek içmek gibi, uyku gibi vazgeçilmezi olsun istedik. Bunun için  bu alışkanlığı küçükken kazandırmak gerektiğini düşünüyorduk. Ama bizim için bu hiç zor olmadı.

3- Spora başladıktan sonra beslenme şeklinde herhangi bir değişiklik oldu mu? Kendi isteğiyle mi?

Doğduğundan beri sağlıklı beslemeye çalışıyoruz. Gazlı içeçekler, fast foodlar, şekerli, hamurlu besinler ve paket gıdalardan uzak tutmaya çalıştık. Ama maalesef şehir yaşantısı, okul çevresi, arkadaş çevresi gibi etkenler hayatımızda bu besinlerin tamamının yokluğunun sağlanmasını zorlaştırıyor. Keskin yasakları koymayı da doğru bulmuyorum. Çok şükür ki Kaan’da doğru beslenme bilincini oluşturduğumuzu düşünüyorum. Bu zararlı besinlerin çoğuna Kaan kendiliğinden beslenmesinde yer vermemeyi tercih ediyor. Bu yaşına kadar sağlıklı beslenmesinin ve bu tatlardan uzak olmasının olumlu etkisi olduğunu düşünüyorum.  Kimi zaman abur cubur tüketse de dengesini çok iyi kurabiliyor.

Proteinini, karbonhidratını, baklagilini, sebzesini, meyvesini yer.

Sabahları yumurtasını, bazen sıkıldığında yoğurtlu yulafını mutlaka yer. Benden bazen lapa ve tavuk isteyen bir çocuktur. Kaan bir sporcunun beslenmesinin önemini biliyor.

Spordan dolayı beslenmeye ekstra dikkatimiz, antreman – maç öncesi ve sonrasında oluyor.

4- Çocuğunuzun şu anki boyu ve kilosu kaç? Spordan sonra fiziksel ne gibi farklılıklar oldu?

Kilo: 37,5 kg.  Boy : 147,5 cm.

Kaan neredeyse bebekliğinden beri sporun içinde.

Kaan’ın gelişmesi oldukça dengeli. Yaşına göre boyu ve kilosu ortalamadadır. Ama yapmış olduğu fiziksel hareketler bedenini ve ruhunu güçlü kılıyor.

5- Siz spor yapıyor musunuz?

Evet yapıyorum.

6- Spor yapması çocuğun sosyal çevresini / hayatını nasıl etkiler sizce?

Özellikle takım sporlarının çocukların hayatında çok önemli bir yer tuttuğunu düşünüyorum..

Bir takımın parçası olmak, çocukta sorumluluk bilincini geliştiriyor.

Zaman yönetimini zamanla daha doğru yapabiliyor. İnsanlarla olan ilişkilerinde daha özgüvenli oluyor. Küçüklüğünden beri bizlerin verdiği eğitimdeki insanlara saygı ve sevgi gibi değerlerin pekiştirilmesini sağlıyor. Kaybetmeyi de, kazanmayı da öğreniyor. Başarmak için çalışmanın önemini kavrıyor.

Spor yaparken hareket ediyor, daha az tabletlerle, bilgisayar oyunlarıyla vakit geçiriyor. Sosyalleşebiliyor. Spor yapmak, okul hayatında ve derslerinde  de başarılı olmasına katkıda bulunuyor.

7- Sporun çocuğunuz üzerindeki zihin/beden/duygusal etkilerinden bahseder misiniz?

Spor yapmak tüm insanlara zihinsel, bedensel ve duygusal sağlık açısından pozitif değerler katmaktadır.

Çocukluk çağında spora başlayan bireyler sağlıklı bir gelişim grafiği içerisinde olurlar.

Aslında hayatınıza sporu sokmak için hiçbir zaman geç değildir.

Spor yaparken dolaşım hızlanır, vücuda giren oksijen miktarı artar, oksijen hücreleri yeniler, mutluluk hormonu salgılanır ve daha pozitif daha iyi hissederiz .

Sporla uğraşan çocukların ergenlik  çağında, vücutta fiziksel ve ruhsal olacak değişiklikler döneminde geçiş sürecini daha rahat atlacağını düşünüyorum.

Var olan fiziksel ve duygusal enerjisini  spor yaparak dengeleyebilir. Sporla uğraşan bir çevrede bulunmak, çevresel zararlı alışkanlıklar edinmesinde de engel teşkil edecektir.

8- Spora önem veren bir anne olarak, tüm annelere vereceğiniz mesaj nedir?

Bir takımın parçası olmak şu an oynadığı Basketboldaki takımının parçası olarak sınırlı kalmayacaktır. Buradaki arkadaşları ile, antrenörleri ile geçirdiği zamanlarda kazandığı öğretilerin hayatının her devresinde farklı bir şekilde meyvelerini toplayacağının inanıyorum. Beden yoruluyor belki spor yaparken ama ruh dinleniyor bu süre zarfında.

Her çocuğun seveceği bir spor dalı vardır.  Bedenen ve ruhen sağlıklı bireyler için spor şart diye düşünüyorum. Biz anne babalara bu konuyla ilgili biraz ekstra görevler düşse de ….Onlar bizim en değerli varlıklarımız ve sorumluluklarımız değil mi bu dünyada.Onların mutlu ve sağlıklı olduğunu görmek en büyük ödül bize.

IMG_2461

Sevgiler;

Melina’s Mom