TÜP BEBEK BAŞARI HİKAYESİ…

1
close-up portrait of a beautiful sleeping baby on white

Gün gelir de benim de bebeğim olur mu diye sorardım kendime. İçten içe gözyaşlarının süzüldüğü bir hikayenin mutlu sonu ; İŞTE

BİR TÜP BEBEK BAŞARI HİKAYESİ DAHA… 

Minik Bora’nın Hikayesi.

Beş buçuk yıl öncesinden başlıyor bizim hikayemiz. Bizim gibi olan tüm dostlara umut olsun diye paylaşmak istiyoruz. Mucizelerle dolu hayatın “kesin olmaz” demelerine kulak asmayın diye.

Evliliğimle başlayan ve bir türlü kurtulamadığım vajinal mantar hastalığında acaba eş den mi kaynaklanıyor sorusuna yanıt bulabilmek için Spermiogram testi yaptırmaya karar verdik.

Sperm testinin sonucunu öğrenmek için hastaneyi aradığımızda, hasta psikolojisinden pek de anlamayan bir doktor telefonda sperm testi sonucu neticesinde “ boşuna uğraşıyorsunuz sizin asla bebeğiniz olmaz” cümlesi ile hayatın tüm neşesi bizi terk etti ve hayatımız ikiye bölündü.

Bu durumu yaşayan her çift gibi panikledik ve acilen tüp bebek denemeye karar verdik. Elbette acele verilen bir karardı ve negatif olarak sonuçlandı. Negatif sonucunu doktor bizimle paylaşırken “zaten embriyo değerleri iyi değildi “ dedi. İlk denememizin olumsuz sonuçlanması maddi ve manevi olarak bizi etkiledi. Olmayacaktı biliyorduk. Bebeğimiz olmayacağı gibi biz ‘biz’ olmayı da bırakıyorduk. Çocuk isteyen bir aile yerine aynı evi paylaşan iki yabancıya dönüştük.

Daha sonra bu durumun dünyanın sonu olmadığına karar verdik. Elbette bu süreç iki kelimeyle anlatılacak kadar kolay geçmedi. Ancak bu tedavinin en önemli kısmı olumlamadan geçiyordu. Spermin de yumurtanın da oluşması ve kalitesinin artması için çeşitli yöntemler vardı. El ele verdik ve yeniden başladık.

Uzun bir dinlenmenin ardından aşılama tedavisine başladık ve maalesef yine negatif sonucu aldık.

Günlerce hiç durmadan ağlamayı tercih ettim.

Birkaç ay dinlenip bir aşılama daha denedik. Test günü sabahında evde yaptığım idrar testinin negatif sonucunu avcuma alıp eşimin yanına gittim. “Negatifmiş” dediğimde aldığım yanıt “yine deneriz” oldu. Testi bir köşeye atıp eşime sarılıp uyumaya devam ettim. 3. Negatif tedavi sonrası ruhen ve bedenen negatife alışmaya başladık. Elbet bir gün bizimde bebeğimiz olacaktı derken hiç de beklemediğimiz bir haberle tüm planlarımız, hislerimiz, beklentilerimiz alt üst oldu.

DOKTOR HATASI

İkinci aşılamanın negatif olmasıyla hem genel kontrol hem de değerlendirme için tekrar hastanenin yolunu tuttuk. Olmayacak iş başımıza geldi. Doktorun değerlerimizi ilgili evraklara hatalı yazması sebebiyle, bize aşılama tedavisi uygulamışlar, oysaki tüp bebek denemeliymişiz.

Bu karmaşa psikolojik olarak tekrar bir paniğe soktu ancak bu sefer durum diğerlerinden farklıydı. Bilinçliydik.

Tüp bebek tedavilerinin olumsuz sonuç da vereceğinin bilincini kavramak süreci daha rahat yönetebilmemizi sağladı. Eşim ben ve en yakın kız arkadaşım hepimiz ayrı araştırdık birbirimizden habersiz aynı doktora karar verdik. Artık süreçlere de hakimdik. İlk görüşmemizi yaptık ve uzun protokol tedaviye başladık.

İğneler ilaçlar derken yeni bir sürprize daha merhaba dedik.

ERKEN MENAPOZ

O güne kadar bende bir sorun olabilme ihtimalinin üzerinde hiç durmamıştım. Amh değerimin düşmesi ve vücudumun sağlıklı ve sayıca fazla yumurta üretemediğini öğrenmek 3 negatif tedaviden daha fazla acı verdi. Bildiğim tek şey güçlü ve olumlu olmam gerektiğiydi.

Hızlıca toparlandım. İğneler başladı. Her gün süren kontroller ve gelişmeyen sevgili yumurtalarım. Doktorum ilaç dozunu değiştiriyor farklı ilaçlar veriyor ve “bu işi çözeceğiz Emel , bebeğin olacak Emel” diye telkinde bulunuyordu. Farklı ilaçlar kullanıldı ve opu ( yumurta toplama işlemi ) geldi çattı. 5 yumurta toplandı ve 3. Güne iki yumurtamız kaldı. Transfer günü yeni bir şok daha bizi bekliyordu.

RAHMİN UYGUNSUZ OLMASI

Transfer günü işlem esnasında rahim yolu çok da uygun değildi. Kendimi sıkarak girdiğim transferden 12 gün sonra koca bir negatif yine beni bekliyordu. Her olumsuz tedavi sonrası neden olumsuz olduğunu kafamın bir yanına not aldım. Bundan sonraki tedavimin pozitif olacağını biliyordum.

Hayatımın 4. Negatifi üzerine yıpranmış bir ruh hali, maddi olarak boşalan cepler ve artık iş yerinden izin almaya utanan biriydim. Doktorum neden olumsuz olduğunu değerlendirmek için çağırdığında ondan zaman istedim. Maddi yorgunluk da tedaviyi etkiliyordu ancak her geçen gün beni menopoza hızla sokuyordu.

AMH’ın HIZLA DÜŞMESİ 

Sağlıklı bir tedavinin gerçekleşmesi için gerekli olan ilk duygu rahat olmak. Bunun için maddi manevi ferah bir dönem olmalı ki tüp bebek tedavileri ilaçlarla birlikte ciddi rakamlar tutuyor. Amh hormonu düşerken bu kısmı pek de düşünemiyorsunuz.

Daha önceki denemelerimizin hepsinde ailelerin ve yakın arkadaşların haberi vardı. Her olumsuz sonuçtan sonra insanlara bunu söylemek negatif sonucundan daha zordu.

Bir kez daha deneyelim dedik ama bu sefer sessizlik kararı aldık eşimle.

5. TEDAVİ ve MUTLU HABER

Sadece bir regl dönemi mola verdikten sonra “bu sefer olacak” inancını kaybetmeyen ve bebeğimizin olması için, maliyeti düşürebilmek için hastanedeki indirimli tüm imkanları kullanan doktorumuzla değerlendirme görüşmeleri yaparak kısa protokol tüp bebek tedavisine başladık.

Eşim ben ve kardeşim dışında tedaviyi hiç kimseye söylemedik. Böylelikle negatif sonuç alırsak kimseye açıklama yapmayacaktık. Bu tip tedavilerin zaman zaman saklanması üzerimizdeki gerginliğin azalmasını sağladı. Kalçadan vurulan tüm iğneler için evime bir hemşire geldi, aslında çoğu iğnemi eşim kendi yaptı.

Her aşamanın yarattığı stresi minimum seviyede tuttuk. Elimizden gelecek ne varsa yapsak dahi sonuç negatif de olabilirdi bu gerçeği kabullendik.

Sevgili doktorum her kontrolde bu işi başaracağımızı söyledi. Asistanı Deniz hanım elimi hiç bırakmadı. İş yerinden izin almadan öğle arası kontrollerinde gidip gelmelerimiz sürdü.

Standart tedavinin dışına çıkıldı. Bakılması, kontrol edilmesi gereken her şey tekrar yapıldı.

Tedavinin sonunda 4 Yumurta toplandı. Embriyolog’dan günlük durum raporu almaya başladık. 1 tanesi koşullara uygun değildi. 3 tanesi döllendi. Ertesi gün döllenen embriyodan biri daha bize veda etti.

Ertesi gün transfer günüydü, son telefon görüşmesi ise yıkımdı – SABAH BİZ ARAMADAN GELMEYİN! EMBRİYOLAR OLMASI GEREKENDEN DAHA AZ SAYIDA BÖLÜNDÜ.

Hiç unutmuyorum. Eşimle birbirimize bakakaldık. Gözlerimiz doldu. Dişlerimizi sıktık. Gözlerimiz yaşardı. Sarıldık. Dişlerimizi daha çok sıktık. Ablamlarda bizdeydi. O gece kimse cümle kurmadı.

TRANSFER GÜNÜ 

Normalde erken kalkmam gerekirdi, güzel bir kahvaltı ve ardından ılık duş almam gerekiyordu ama buna ne gerek vardı ki. Arayan soran olmamıştı. Embriyolarda kesin bölünmemişti. Amh kapımda tak tak yumruk atıyordu ben menopoza yaklaşıyordum ve bir tedavi daha sonlanıyordu. Embriyoloğun cümlesi zihnimde bir oturup bir kalkıyordu. “Embriyonun biri iki diğeri üç hücreli, transfere uygun değil.” Bir gece de embriyo kalkıp sekiz hücreli olamazdı ya.

Niye olmasın! İnanılması çok güç ama beklenen telefon gelmişti. İki embriyo da sekiz hücreye ulaşmıştı. Hemen duş aldım ve hızlıca hastanenin yolunu tuttuk.

TRANSFER ANI 

Önceki tedavilerden dolayı akıllanmıştım o yüzden yeterli seviyede su içtim. Dualarla ve hoplaya zıplaya transfere girdim. Sohbet anında rahat bir şekilde işlem tamamlandı. Sonrasında sadece yarım saat dinlendim. Olumlamalar, dualar devam ediyor tabi. Çevrede bilinenin aksine saatlerce günlerce yatmadım. Doktorlar “rahme kan gitmeli normal hayatınıza devam edin” derken ne diye diğer tedavilerde hiç kıpırdamadan  12 gün geçirdiğimi halen anlamıyorum.

TEST GÜNÜ 

Tahmin edersiniz ki 12 gün boyunca sonucu bekleyemedim. Bu sefer olduğunu hissediyordum. 7. Günden başlayan idrar testlerinde gözlerimi şaşı yapan bir pembelik var gibiydi.

Her gün sanki biraz daha koyulaşıyordu. Heyecanım dudağımı ısırmama sebep oluyordu.

Sürecin devamında destekçi olan benden kilometrelerce uzakta olan arkadaşıma resimler yolluyordum ve aynı test resmimin üzerine saatlerce konuşuyorduk.

11. gün yaptığım test çift çizgiyi verdi ve ilk etabın mutluluğu bizi mest etti. Acaba iki çizgi gerçekten var mısın yoksa ilaçların etkisi misin diye tedirgin olsak da bebeğime hamile olduğumu hissediyordum.

Çok güzel bir hamilelik geçirdim. Bol kusmalı bol nazlı. Şimdi size yazarken tospik oğlum pusetinde yanımda uyuyor.

Umudunuzu kaybetmeyin ve sizlerde denemeye devam edin.

Benim hikayem de size umut olsun. Darısı başınıza olsun..

 

Bu süreçte yayında ve yapımda emeği geçen doktorlarıma çok teşekkür ederim.

Unutmadan, tüm süreçte eş desteği herşeyden daha önemli. Ben bu konuda çok şanslıyıydım..

 

Sevgiler…

 

 

 

 

 

1 YORUM

  1. inşallah gün gelirde hayırlıysa hayırlısıyla benim meleklerime veya meleğime kavuşma hikayemide yazarsınız nasip olursa inşallah hayırlısıyla kısmet artık merve hanım bana elimden geleni yapıp sabredip dualarla Allah’a yalvarıp beklemek düşüyor şuan kısmet bakalım hayat bana daha ne getircek neleri göstercek hayırlısı olur inşallah…Allah’a emanet olunuz