SOSYAL MEDYA BAĞIMLISI BİR ANNE MİYİM?

0

SOSYAL MEDYA BAĞIMLISI BİR ANNE ÇOCUĞUNA NASIL ZARAR VERİR?

 

 KIYMETLİ OKUYUCULARIM

Bana soruyorlar;

“Melina’nın peşinden sürekli telefonla gezmeniz onun psikolojisini bozuyor mu?”

Bu konudaki merakları gidermek adına bir cevap vermek istiyorum.

Ben hiçbir zaman çocuğumun en keyifli anlarında, o anı onunla paylaşmak yerine eline telefon alıp peşinden koşan bir anne olmadım. Sosyal medyada ünlü olmasına gerek yok,  çoğu anne çocuğunun en tatlı anlarını hatıra olarak belgelemek ister diye düşünüyorum. İşte ben de herhangi bir anne kadar, o anların büyüsünü bozmadan zaman zaman hatıra kalması amaçlı bu işi yapıyorum. Ama hiçbir zaman en keyifli anlarda elime telefon almak ve o anın büyüsünü bozmak gibi bir ihtirasa kapılmıyorum.

Hayatta en ‘kıymetlim’ olan evladımın psikolojisi benim için önemli. Zaman zaman çevremdeki insanlar bu ihtirasa kapılıyorlar, evet. “Ayy şu anda bombaa! Hemen kameraya çek Merve!” dedikleri oluyor sıkça. Ama benim verdiğim cevap hep aynı…. “Bırakın bu anın tadını çıkaralım. İnstagram için yaşamıyorum ki ben..”

Ben çocuğum için yaşıyorum, onu doya doya yaşayabilmek, her anını ölümsüzleştirmek için çabalıyorum. Çünkü biliyorum, ileride bu hallerini çok özleyeceğim. İnanın sizin sosyal medyada gördükleriniz bizim yaşadığımız hayatın, anne-çocuk olarak paylaştıklarımızın en fazla %1’i.

Çocuğum yanımdayken 10 dakikadan fazla telefonumla ilgilendiğimi gören herhangi biri olamaz dışarıda. Bir çoğunuzla dışarıda, AVM’lerde, cafelerde karşılaştık. Hepinizin ilgisini ve sevgisini tek tek çok sevdik. Ama hiç kimse beni gördüğünde, çocuğunun gözlerinin içine bakmayan, sırtını okşamayan, arada kameradan bir bariyer kurarak yaşayan bir anne gördüğünü iddia edemez.

Bir arkadaşım var. Adı Harika. Çok severim onun küçüklüğünü izlemeyi. Annesi, babası da çok kıymetli insanlar. Ben onun küçüklüğünü izlerken hep çok eğlenmişimdir. Benim sadece fotoğraflarım var geçmişimden anı olarak. Harika’nın her halini kameraya çeken annesi babası, muhteşem bir evlat yetiştirmişler. Bu dönemde parmakla gösterilip imrenilecek cinsten. Yani çocuğuma anılarından daha değerli ne biriktirebilirim ki ben?

Yalnız şu konuda beni takip eden anneleri de uyarmak istiyorum. İnanın paylaşanlar kadar, farketmeseler de takip eden bazı anneler de bağımlı.

“Elinde telefonla bir anne, çocuğunu çekmese bile, sosyal medya bağımlısıysa çocuk bu durumdan negatif etkilenir.” 

Mükemmeliyetçi bir yapım var benim. Ne iş yapsam, ne satsam hep böyleydim.

anneBir şeyi yapıyorsam, bir ürünü satıyorsam en iyisini yapmalıyım. İhracatçıyken de bu böyleydi. Satmayı, pazarlamayı seviyorum. Üretmeyi seviyorum. Çalışmayı seviyorum. Sosyal medyada paylaşımlar yapmıyor olsaydım, bu telefon “çocuğumla değilken” yine elimden düşmezdi ki benim. Blackberryden outlookuma bakıp, günde 99milyon mail yanıtlıyor, alibaba.com dan satış yapmaya çalışıyor olurdum muhtemelen. Sosyal medya bağımlısı değilim. Üretimkolik, paylaşımkolik, satışkolik, kocaman bir işkoliğim ben. Ama bunu çocuğumla birlikte olmadığım zamanlarda yapmaya özen gösteriyorum. Çalışmazsam, üretmezsem  mutsuz olurum ben.

Yazmak zorundaysam da, işe gider gibi bir cafeye gider, çocuğumu anneannesine, babaannesine emanet eder, öyle yazarım. Çünkü evde olup da çocuğunun gözlerinin içine bakacak fırsatı bakmayan anne figürü inanın onların psikolojisi için çok daha zararlı.

melinasmom

Bu her ne için olursa olsun, sosyal medya, iş, evi toplamak, kurumsal  bir işin maillerini cevaplamak… Annenin ona olan sevgisini sorguluyor çocuk… Kendine güven, anneye güven, özsevgi duygularını zedeliyor bu durum. Çalışan, sabahları işe giden, belli bir saatte eve dönen annenin durumuna çocuk alışıyor ama bu bambaşka bir şey inanın…

Ben mi? Nasıl mı yazıyorum bu kadar şeyi şuan? Okulda bizim Melinoş. 🙂 O yüzden yazıyorum.   Yazmakoliğim de çünkü ben aynı zamanda. Buraya yazıyorum fena mı oluyor, ne güzel ki sizler okuyorsunuz, paylaşıyoruz, çoğalıyoruz. Yani uzaya mı yazayım ne yapayım dimi? :=)

Neyse konumuza geri dönelim biz… Sonuç olarak katılıyorum ki, evde çocuğunun gözlerinin içine bakmak yerine, onunla birlikteyken elinde telefonla oturan bir anne varsa, çocuğunun sevgi ve ilgi ihtiyacını doyuramaz. Kendine güveni eksik, sevgi ve ilgiye aç çocuklar yetişir.

Ben bu yüzden kızımla birlikteyken yorumlara cevap verebilmek için maalesef ki kendimi parçalamıyorum. Bazen sadece bir resim koyup, tüm gün telefonu elime alamıyorum. Hatta birkaç kere cevap veremediğimde, kibirli olduğuma, burjuva olduğuma dair tepkiler bile geldi. “Burjuva mı?” 

Bir dakika… Çocuğuna kendi bakan, yemeğini kendi elleriyle yapan, onu okula götürüp, getiren, onunla oyunlar oynayan, ona kitap okuyan herhangi bir anneyim ben. Nasıl vaktim olabilir ki böyle bir şeye? Elimden geldiğince, kırmadan, saygı ve sevgi ile tüm yorumları boş zamanlarımda okumaya ve cevaplamaya çalışıyorum. (Melina’yla olmadığım zamanlarda!)

Bize verilen sevgiyi hak etmek için elimden gelenin en iyisini yapıyorum. Ama ben her şeyden, hepsinden önce bir anneyim. “Çok şükür ki bugün ben de ‘Anneyim’ diyebiliyorum” diyen annelerden hem de.

İşte uzun lafın kısası, sizin gördükleriniz hayatımızın yalnızca bir kısmı sevgili dostlarım…:) Biz mutlu bir aileyiz. Çok mutlu ve bağlı bir aile.  Ne güzel ki bizim tüm hikayemize baştan beri tanıklık ediyorsunuz. Mutluluğumuzu, sevincimizi pekiştiriyorsunuz. Sizler de iyi ki varsınız. Ama bu işi bağımlılık haline getirmeyelim, gün içinde çocuklarımızın gözlerinin içine bakmayı, onları dinlemeyi, sırtlarını okşamayı ne olur ihmal etmeyelim. Yoksa her birimiz topluma sorunlu bireyler yetiştirmekten öteye gidemeyiz.

Sevgiler;

Melina’s Mom